Yaşam alanlarınızda kendi stilinizi yansıtmak istiyorsunuz ama bazı ip uçlarına da ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsunuz, gelin bu yazımızda bu ip  uçlarına beraber değinelim. Öncelikle kendi tarzınızı belirlemek ile başlamalısınız, Klasik bir tarza mı sahipsiniz modern minimal bir stili mi benimsiyorsunuz yoksa bir çok tarzı bir arada kullanmaktan yana olanlardan mısınız ? Öncelikle neyi sevdiğinizi ve nasıl bir alanda zaman geçirmek istediğinizi keşfetmelisiniz ,bu noktada öncelikleriniz konforunuz estetik kaygılarınız hepsini bir arada düşünmeye çalışmalısınız.

Stillerin yanı sıra dekorasyonun genel geçer, aykırılık yapılsa bile bu düzlemden çok da uzaklaşmamanız gerektiğini belirteceğimiz bazı nüansları var. Sizler bu ip uçlarını belki biliyor, belki bilmeden gözünüze güzel görünen parçalar, renkler ve boyutlar ile bu ahengi yakalıyor olabilirsiniz. Dekorasyon kavramının sonsuz farklı renk, doku, boyut ve stil kombinasyonlarından bir araya geldiğini unutmamız gerekir. Bu sebeple de önceliğiniz her zaman kendi zevkleriniz ve istekleriniz olmalıdır.

Duvar Rengi

Duvar renginizi seçerken olabildiğince aynı renk paletinin içerisinden seçim yapmalısınız. Örneğin yan yana iki küçük odanız varsa, onları aynı nötr renge boyamak onların daha büyük görünmesine yardımcı olur. Bir renk paletine bakarak farklı odalarda yakın tonları kullanmak gölge etkisi verecektir.Diyelim ki evin salonunu boyatıyorsunuz,öncelikle düşünmeniz gereken, salonunuzun dekorasyonuna ait ve öne çıkan desenli yada çok renkli bir parça olup olmadığıdır. Bu evinizin yer döşemesi de olabilir, kocaman bir tablo ya da salon halınız. Eğer böyle bir parçaya sahipseniz seçmeniz gereken duvar rengi mutlaka nötr tonlar arasında olmalıdır. Böylelikle desenli ve güçlü parçaları daha da öne çıkarabilirsiniz

Özellikle renkleri daha koyu olan koltuklar tercih edeceksiniz duvar renginiz olabildiğince soft bir tonda seçilmelidir. Aksi durum açık renk mobilya ve koltuklarınızı kurgulayacağınız salonunuzda da tam tersi olarak koyu renkleri gönül ferahlığıyla tercih edebilirsiniz. Özellikle renkleri zemin, duvar, mobilya ve tavan olarak geçişlerini aşağıdan yukarıya olacak şekilde, koyudan açığa doğru gidecek bir renk skalasında düşünebilirsiniz. Bu yaşam alanlarınızda güçlü bir etki yaratmanızı sağlar

Mobilya Seçiminde Form Ve Kurgu

Yaşam alanınızın dekorasyonunda ilk sırayı mobilya seçimine vermeniz gerekiyor. Odanızın ölçüsüne uygun boyutlarda mobilyaları tercih etmeniz en güçlü kriter. Aynı şekilde mobilyaların formunu da yaşam alanınızın şekline ve boyutuna uygun bir şekilde belirlemeniz gerekmekte. Örneğin küçük bir oda için büyük bir köşe koltuk, yaşam alanınızı keyifsiz ve kullanışsız bir hale getirmenize neden olurken çok geniş bir odada, küçük koltuklar mekanın soğuk ve boş görünmesine sebep olacaktır. Bu yüzden evinize uygun mobilya seçmek için ölçülendirmeyi doğru bir şekilde yapmalısınız. Sonrasında oda tipinizin ne olduğunu doğru bir şekilde anlamalı, farklı oda tipleri olan dikdörtgen, kare yada L tipi bir salon için hangi oturma kurgusunun daha kullanışlı olacağını belirlemelisiniz. En büyük parçanızın yerleşimini yapmakla işe başlayabilirsiniz; bu bir köşe koltuk yada büyük bir kanepe olabilir.Bu seçim tamamen sizin ölçülerinize ve zevkinize kalmış bir durumdur. Yavaş yavaş oturum alanınızı farklı varyasyonlar ekleyerek tamamlayabilirsiniz. Duvar üniteniz veya tv sehpanız odanızın boyutuna göre seçilmeli ve tv ile olan mesafeniz dikkate alınmalıdır. Hesaplaması ise oldukça kolay olacaktır. Televizyonun dikdörtgenin bir köşesiyle çaprazında bulunan köşesi arasında çizilen çizgi anlamına gelen diyagonal ölçüsü baz alınır. Bu ölçü 2 ya da 2.5 ile çarpıldığında ideal uzaklık elde edilir. Örneğin; 106 cm ekranda 212 cm ile 265 cm arasındaki oturma mesafesi idealdir.

Orta sehpa ve tamamlayıcı sehpalarınız gereğinden büyük olmamalı böylelikle yaşam alanınızda dolaşımı engelleyecek bir faktör haline dönüşmemelidir. Örneğin yaşam alanınız küçük ise sehpalarınızda yuvarlatılmış kenarları olan formlar tercih etmeniz dolaşım için bırakacağınız alanı arttırarak odayı daha büyük göstermenize yardımcı olacaktır. Aynı şekilde  koltuk seçimlerinizde toplam yüksekliği daha düşük koltuklar seçerek odanızı daha geniş ve yüksek tavanlı gösterebilirsiniz. Bu durum mobilyanın yerden yüksekliği ile de bağlantılıdır. Örneğin aynı boyutlarda bir odada yere sıfır bir koltuk ile ayakları yerden yüksek olan bir koltuğun yarattığı etki birbirinden farklı olacaktır. Yüksek ayaklı koltuk ve mobilyalar ortamın daha ferah görünmesini sağlar. Eğer mümkünse koltuklarınızın duvardan olan mesafesini arttırırsanız odanızda daha sıcak ve güçlü bir atmosfer elde edebilirsiniz.

Yaşam alanlarınızda kendinizi daha iyi hissetmek ve ortamın atmosferini güçlendirmek için koltuk şalı, kırlent, kol sehpası gibi detayları gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Öncelikli olarak koltuk renginiz ile aynı renk kırlentler seçmemeye özen gösterin, çünkü yaratmak istediğiniz güçlü bir algı ise farklı renk ve dokulara kesinlikle ihtiyacınız olacaktır. Sonrasında yapmanız gereken koltuk boyutunuza uygun formlarda kırlentler seçmek olacak. Kare kırlentler oldukça kullanışlı olsalar da farklı boyut ve form da kırlentler ekleyerek koltuğunuza dinamik bir hava katabilirsiniz. Bu dinamizmi farklı renk ve desenleri kullanarak da elde edebilirsiniz. Koltuğunuzun rengini fon rengi olarak düşünüp bu rengi içinde barındıran desenler, bu renge kontrast yaratacak zıt renkler yada tonsürton bir geçiş için  fon renginizin içinde bulunduğu paletten bir renk seçerek kombinleyebilirsiniz.

Kırlentleri kanepe üzerinde nasıl yerleştireceğiniz konusunda belirli bir kural yoktur, ancak dekoratif etkiyi en üst düzeye çıkarmak için yapabileceğiniz birkaç şey vardır. Öncelikle geleneksel görünümlü bir salon tasarlamaya çalışıyorsanız, klasik olana gitmek istersiniz. Yani iki adet ve tıpatıp aynı iki kırlenti her iki uca yerleştirirsiniz. Bu yöntem klasik tarz salonlar için en işe yarar yöntemdir. Daha çağdaş bir salon arzu ediyorsanız eğer bazı şeyleri karıştırma özgürlüğüne sahipsinizdir. Modern ya da eklektik stil bir salonda kırlent düzenlemesi yaparken hiçbir kurala bağlı kalmak zorunda değilsiniz. Dilediğiniz sayıda yastık kullanabilir ve farklı renkler seçerek dinamik bir dekor elde edebilirsiniz. Kırlentlerinizle elde edeceğiniz bu varyasyonlar odanızın bütün dekorasyonunun bir anda farklılaşmasına ve değişmesine neden olacaktır.

Aydınlatmalar

Avizeler, sarkıtlar, lambaderler, abajurlar… Evinizde hangi aydınlatma ürününe yer verecekseniz verin, önemli olan seçtiğiniz ürünlerin evinizde uyguladığınız dekorasyon ile bütünlük sağlaması. Dekorasyona uygun aydınlatma seçimi yapabilmek için evinizde kurguladığınız dekorasyon stilinin detaylarını göz önünde bulundurarak seçim yapabilirsiniz. Örneğin klasik dekorasyonda daha gösterişli, altın ve rose renklerinin daha yoğun olduğu bir aydınlatma ürünü seçebilir, modern dekorasyonda ise seçiminizi daha minimal çizgilere sahip geometrik tasarımlardan yana kullanabilirsiniz. Tabii ki bu söylediğimiz, dekorasyon stilinize göre farklılık gösterebilecek bir durum.

Gündüz saatlerinde evinizi aydınlatmanız için en büyük yardımcınız gün ışığı. Sağlıklı aydınlatma için de odanızın her noktasının görülebilir olması ve odanızda karanlık bir nokta kalmaması gerekiyor. Bu doğrultuda, seçtiğiniz tavan aydınlatması yetersiz kalırsa hem dekoratif hem de işlevsel olan lambader aplik, spot gibi ek aydınlatma ürünlerinden yardım alabilirsiniz.

Evinizdeki odaların tamamen aydınlanmasını sağlayabilmek için metrekareye göre aydınlatma hesabı da oldukça büyük önem taşıyor. Odanızın metrekaresi doğrultusunda ihtiyacınız olan lümen değerini elde edebilmek için çok girişli avizeleri de tercih edebilirsiniz. Hangi avizeyi tercih etmeniz gerektiği konusunda size yol gösterecek olan lümen hesabını, uzmanlardan yardım alarak ya da internet sitelerinin hesaplayıcılarını kullanarak bulabilirsiniz. Örneğin 32 m² bir salon için -bir metrekare için 100 lümenin ideal olduğu düşünüldüğünde- 1600 lümen gücü olan 18-23 W LED ampulleri, iki girişli bir aydınlatmada tercih edebilirsiniz.

Evinizi dekore ederken belki de en çok özendiğiniz alan salonunuz. Göz önünde olan ve bolca zaman geçirilen salonlar için aydınlatma ürünleri seçerken dikkat edilmesi gerekenleri bilirseniz hem daha ferah hem de daha dikkat çekici bir alan oluşturabilirsiniz.

Salonunuz büyük ya da küçük olabilir. Siz salonunuzun büyüklüğüne uygun bir ürün tercih etmelisiniz. Açık tasarıma sahip, ampulü kapatmayan ve açık renkli ürünlerin aydınlatma konusunda daha başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Tavan aydınlatmasına ek olarak alanda daha loş bir etki yaratmak istediğinizde size yardımcı olabilecek lambaderlere de evinizde yer verebilirsiniz. Konsol yada dresuar üzerinde kullanacağınız abajurlar ile hem çok şık bir görüntü elde edebilir hem de farklı bir ışık aksı elde ederek ortamın atmosferini güçlendirebilirsiniz.

Aynalar

Görsel olarak çekici bir şeyin karşısına yerleştirmenin yanı sıra, bir ayna her zaman alan için uygun yükseklikte asılmalıdır. Ayna yüksekliği göz hizasında olması gerekliliğinin aksine, ne yansıtılmak istenildiğine bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Göz seviyesi birçok durumda işe yarar, ancak duruma bağlı olarak daha yüksek veya daha alçak yerleşimler de tercih edilebilir.

Tablolar

Evinizin kendi tasarım dilini ortaya koymasına ve tarzını yansıtmasına en büyük katkı sağlayacak unsurlardan biri de tablolardır.Ancak doğru tabloyu seçmek tahmininizden biraz daha zor olabilir.Evinizin tarzını güçlü bir şekilde vurgulayacak sanat eserini seçmek için bazı kriterlere dikkat etmeniz gerekiyor.

İlk olarak tablonuzun içeriğinde var olmasını dilediğiniz renklere karar vermekle işe başlayabilirsiniz. Bir sanat eseri seçmeye çalışırken insanların yanıldıkları bir konu, her şeyin aynı uyumlu renklerle bir arada bulunmasıdır. Oysa renklerin ahengini sağlamak da başlı başına bir sanattır. Elbette benzer renkler hatta aynı tonların eşleştirilmesinde de güzel kombinasyonlar ortaya çıkabilir ancak yine de tek formül bu değildir. Kontrastın gücünü dekorasyona taşımak ve zıt renkler ile yaşam alanlarınızı canlandırmak da en güçlü tasarım etkilerinden birini yakalamanıza yardımcı olacaktır.

Seçeceğiniz tabloda dikkat etmeniz  gereken bir diğer nokta da eserin boyutudur. Kurguladığınız alan için ne çok büyük olmalı, ne de küçük kalmamalıdır. Bu sebeple tablonuzun boyutu oldukça önemli bir kriterdir. Örneğin bir kanepenin üzerindeki duvar alanını düşünelim. Genel bir kural olarak, yukarıya asılacak tablo, kanepenin genişliğinin yaklaşık üçte ikisi kadar veya daha büyük olmalıdır. Aynı kural yatak üzerine asılacak tablonun yeri için de geçerli. Ancak bazı eserlerde de bu kural kırılabilir. Birkaç küçük parçanın simetrik ya da asimetrik planıyla da güzel görüntüler oluşabilir. Geniş ve ferah ortamlarda asılacak dev tablolar ortama modern bir hava katacaktır. Ancak küçük ve tavanı alçak yaşam alanlarında bu boyutta tablolar çok da keyifli olmayacaktır.

Bunun yanı sıra seçeceğiniz tablonun tarzı da oldukça önemli başka bir kriterdir. Örneğin daha geleneksel tarzda döşenmiş bir odada, modern bir sanat eseri çarpıcı bir odak noktası yaratabilir, Modern ve minimal bir alanda ikonik bir parça yoğun ve güçlü bir etki yaratmanızı sağlayabilir.Tarzları ve renkleri karıştırmak bilinçli olarak yapıldığında güçlü tasarım efekti oluşturabilir. Bu yüzden bakış açınızı değiştirip farklı stilleri bir arada kullanmaktan çekinmeyin. Unutmayın ki sizi iyi hissettirecek her dokunuş sizin dekorasyonunuzun bir parçası olmaya adaydır.