Blog

Blog

İlham Veren Dekorasyon Fikirleri

Yaşam alanınızı yenilemek için duvar dekorasyonu fikirleri mi arıyorsunuz? Kişisel tarzınız ister minimalist ister maksimalist olsun, boş duvarlara yapacağınız birkaç ekleme ile  sade  duvarları dekoratif alanlara dönüştürebilirsiniz. Bir sanat koleksiyoncusu, doğa tutkunu veya kitap aşığı olarak duvarlarınız ilgi alanlarınızla çevrelenebilmeniz için özelleştirilebilir. Duvarlarınızı güçlendirebilecek, kişiliğinizi ve zevkinizi ortaya çıkararak evinize stil katacağından emin olduğumuz 20  duvar dekor fikrini birlikte keşfedelim.

1) Büyük Ölçekli Tablolar

Büyük boyutlu bir resim veya fotoğraf dikkat çekerek odağı oraya taşıyacaktır.  Minimalist bir alanda siyah beyaz bir fotoğraf veya  yatak başında  canlı bir soyut parça ile mekana renk ekleyebilirsiniz.Odanın geri kalanından uzaklaşmadan ifade noktası oluşturacak bir sanat eseri seçebilir ya da minimal DIY  ‘’do it yourself  ‘’ çalışmaları ile mekana imzanızı atabilirsiniz.

2) Galeri Duvarı

Galeri duvarı bulunduğu mekana  kişilik ve renk katar. Bir sanat veya fotoğraf koleksiyonu sergilerken basit ve  uyumlu çerçeveleri tercih edebilirsiniz. Çerçeveleriniz eşit boyutta ve aynı renkte ise eşit uzaklıkta bir ızgara boyunca asimetrik yerleştirmek  tasarımı zenginleştirecektir. Farklı ölçeklerde çerçeveli fotoğraflar, resimler ve illüstrasyonlardan oluşan eklektik bir füzyon harmanlayabilirsiniz. Sanat eserine dönüştürebileceğiniz aile fotoğraflarının yanı sıra doğadan esinlenen Çin yazı tiplerinden Japon fırça yazı stillerine kadar birçok sanatsal kaligrafi duvar dekorasyonunuza karakter katacaktır.

3) Mimari Vurgu Duvarı

Vurgu duvarı oluşturmak için parlak ve cesur bir boya rengi, duvar kağıdı veya diğer dekoratif tekniklerle uygulanan bir desen ya da doku yeterli olacaktır .Tek başına büyük bir sanat eseri bazen yetersiz kalabilir. Bunun yerine duvara yaslanmış büyük bir tablo ve yan tarafına yerleştirdiğiniz dikey bir obje ile odanın yüksekliğini arttırmış hissi verebilirsiniz. Mekana  biraz derinlik kazandırmak için bir kitap yığınının üzerine objeler ekleyebilir veya yanına büyük ebatta bir vazo yerleştirebilirsiniz.

Beyaz bir duvara yerleştirilen seçkin mimari unsurlar anında dikkat çekebilir. Bunun için flora, fauna, folklor özlerinin detaylarını içeren motifler barındıran Hindistan, Endonezya, Fas ve Türkiye kültürünün yansıması kapılara ve ahşap panellere yer verebilirsiniz. Geleneksel sanatın el işçiliği  tek bir parçası, boş duvarınıza antika bir ihtişam katabilir.

4) Aynalar

Aynalar ışığı yansıtır, küçük bir alanın daha büyük ve daha parlak görünmesine yardımcı olur. Büyük boy bir ayna veya birkaç küçük parçayı bir arada sergilemek boş bir alanı canlandırmakla kalmaz ,  aynı zamanda pencerelerden gelen doğal ışığı da arttırır. Büyük boy dikey ve dekoratif çerçeveli bir aynaya sahipseniz asmak yerine zemine oturtarak duvara yaslamak odaya daha rahat bir his verecektir.

5) Duvar Resmi & Duvar Kağıdı

İster elle boyayın ister bir duvar kaplaması seçin, mekana bir duvar resmi ekleyerek sizi başka bir yere taşımasına izin verin.Nötr, minimalist bir görünümden özgün grafik ifade parçalarına kadar duvar kağıtları boş alanları yükseltir. Cesur grafikler, çağdaş geometrik figürler, biyofilik manzaralar, sakinleştirici baskılar ve zarif çiçekli duvar kağıtları yaşam alanlarına cömert miktarda doku ve boyut katar. Bu sezon, duvar resimlerinde , zanaat ve mirasın cazibesi ile soyut sanattan alçı heykellere kadar bir canlanma görülüyor.Bir sonraki zoom toplantınızın şık ve dikkat çekici olmasına izin verin!

6) Raf Ve Kitaplıklar

Büyük bir boş duvar tasarlamanın kitaplarla donatmaktan daha iyi bir yolu var mı? Bizi uzak diyarlara götüren sıra dışı hikayeleri olan kitapları ,  heykel ve objelerle karıştırarak sergileyebilirsiniz. Açık rafları ile geleneksel eski moda kitaplıklar yaşlanmayan klasiklerdir.  Daha güçlü bir etki için tavana doğru yükselen kayan bir merdiven ekleyebilirsiniz. Tercihiniz daha çağdaş bir görüntüden yana ise yüzen raflar her şeyi bir araya getirmek için mükemmel bir fikir olacaktır. Okuma materyalleri ve koleksiyonlarla donatılmış bir kitaplık  yaşam alanınıza müze benzeri bir kalite verecektir.

7) Tabaklar & Şapkalar

Herhangi bir tasarım nesnesinin koleksiyoncusuysanız, onları dolaba saklamak yerine tel plaka askıları kullanın. Antika tabaklar ,çiniler ,şapka koleksiyonunuz ,yelpazeler ya da hasır tabaklar…Estetik görünüşleri  ve etkileyici dokuları ile kamış, jüt, palmiye yaprakları, muz sapı ve rafya gibi birçok malzemeden sepetler örerek etnik ve bohem bir stil oluşturabilirsiniz. Eğlenceli ve sürdürülebilir bu nesneler  duvara organik olarak yerleştirildiğinde konuklarınızı evinize hayran  bırakacaktır.

8) Aplik & Duvar Aydınlatmaları

Aplikler, duvara yerleştirildiğinde yer kaplamadan mekana ekstra bir ışık kaynağı eklemenin mükemmel bir yoludur. Aynı zamanda  estetik olarak doğru konumlandırıldığında adeta duvar heykeli gibi göz alıcı bir etki yaratacaktır. Geceye ambiyans katmayı sevenlerdenseniz çoklu minik aydınlatmalar gökyüzündeki yıldızların etkisini aratmayacaktır.

9) Bitkiler & Yeşil Duvarlar

Bitkileri sadece balkonlar ve pencere yakınlarında konumlandırmak yerine yaşam alanınıza hatta duvarlarınıza biraz yeşillik eklemeyi deneyin. Katacağı görsel zenginliğin yanı sıra aynı zamanda taze kokularda içinizi açacaktır. Sarkıt ve sarmaşık bitki çeşitleri ile hem boş duvarlarınıza hareket katıp hem de doğayı evinize davet edebilirsiniz.

10) Makrome ve Duvar Tekstilleri

70’lerin makrome duvar asmaları iç mekanlara geri döndü. Özellikle bohem bir dekorasyon tarzınız varsa sevdiğiniz desenli kumaş ve diğer tekstil ürünlerini duvara asarak yumuşak bir doku ekleyebilirsiniz. İster kendi ördüğünüz isterseniz hazır aldığınız makrome duvar süsleri ile bomboş duvarlarınıza rengi ve dokusuyla sıcak bir dokunuş katabilirsiniz.

11) Seyahat Haritası

Seyahat tutkunuysanız odanızın dekoruna büyük bir harita ekleyerek duvarınıza hareket katmaya ne dersiniz? Bir şehrin, eyaletin, ülkenin veya dünyanın kişiselleştirilmiş haritasını sipariş ederek ziyaret ettiğiniz yerleri işaretleyebilir ya da seyahat planı oluşturabilirsiniz.

12) Lambri-Duvar Çıtaları

Boş duvarlara hareket katmanın bir diğer yolu çizgisel kontürler oluşturarak duvarları katmanlamak ve ince detaylar ekleyebilmektir. Düz ahşap profillerden ya da klasik çerçeve çıtalarından yardım alarak dinamik ya da geleneksel bir stil oluşturabilirsiniz.

13) Duvar Karoları

 

El yapımı çimento karolar, tuğla döşemeler ya da terazzo plakalar tercih ederek balık sırtı, mozaik gibi beklenmedik dizilimler ile   ev dekorunuza özelleşmiş bir duvar ekleyebilirsiniz.

14) Saatler

Dekorasyon stilinize en uygun saati merkez parça olarak öne çıkarmaya ne dersiniz? Minimalist ,analog ,guguklu ya da sarkaçlı bir saat boş duvarınıza hareket katacaktır. Zamanın faydacı parçaları bugünde zamansız zarafetleri ile göz doldurmaya devam ediyor. Hiçbir tasarım meraklısı, düşünceli bir şekilde düzenlenmiş eski saatlerden oluşan bir galeri duvarının cazibesini inkar edemez. Galeri duvarınızı bile istikrarlı bir şekilde büyütmek isterseniz bit pazarlarında veya garaj satışlarında değerli büyükbaba saatlerini takip edin

15) Boşluk & Doluluk

Mekanlar arası geçişi sağlamak, ışığı dağıtmak , ortamları kucaklamak gibi birçok gereksinim ile duvarlarda mekanlar arası boşluklar oluşturabilirsiniz. Mutfak ve yemek odası arasında servis kolaylığı sağlayabilecek bu ‘’porthole’’ lar bazen sadece  bölme duvarlara hareket katmak içinde tercih edilebilir.

16) Duvar Kaplamaları

Tasarımcılar ve ev sahipleri dekorasyonda kullanabilecekleri uygun maliyetli ve göz alıcı yeni fikirler arıyorlar. Diijital kaplamalardan tekstil çeşitlerine , sürdürülebilir materyallerden  ahşap ve taş malzemelerin farklı kullanım biçimlerine kadar birçok malzemeyi evlerimizde hayal etmek mümkün.

17) Nişler

Duvar nişleri  depolama ve sergileme alanları oluşturmanın harika bir yoludur. Çeşitli boyut ve şekillerde tasarlanarak farklı stil arayışlarındaki duvarlara doku katarak heykel ve objeler için yüzey oluştururlar.

18) Ahşap Kaplamalar

Mekanın ve içerisindeki insanların dinginliğine, doğayla yeniden bağlantı kurmasına yardımcı olan ahşap malzemenin duvarlarda kullanımı  daha sıcak bir ambiyans oluşturmayı kolaylaştırıyor. Rustik , endüstriyel ve çağdaş dekorasyon anlayışları ile kolayca harmanlanan ahşap kaplamalar rengi ve dokusu ile  başka türlü elde edilemeyen doğal bir his katıyor.

19) Renk Bloklama

Renk bloklama artık  sadece moda dünyasına ait değil. Aslında, sıradan bir duvarı öne çıkarmak için birşeyler  asmak  zorunda kalmadan etki yaratmanın en çarpıcı yollarından biridir. Odak noktaları oluşturmak için genellikle zıt renklerin veya normalde bir araya getirmediğiniz renklerin eşleştirilmesini içerir. Parlak renklerin ve geometrik efektlerin hayranıysanız bu fikri bir deneyin.

20) Sanat Objeleri & 3D Wall

Eğer klasik tablo ve pano fikirlerinden sıkıldıysanız kendi becerilerinizi kullanarak bir duvar aksesuarı tasarlayabilirsiniz. Farklı malzemelerden geometrik heykellerin yanı sıra esnek kullanımlı materyalleri akışkan formlarda yerleştirerek duvarın tamamını bir sanat eserine dönüştürmek mümkün.

 

Blog

Yazı Evinize Getirin

Yaz ayları sevdiklerimizle anılar biriktirmek, sosyalleşmek için harika bir fırsattır. Uzun süren bunaltıcı pandemi günlerini de arkamızda bırakırken yazı coşkulu bir şekilde karşılamak ve evinizi yaza hazırlamanız için sizlere birkaç tavsiyemiz var. Yaşam alanlarınızda keyifli köşeler oluşturup evinizi yazın coşkulu ruhuna hazırlamanız için işte size birkaç öneri.

DOĞALLIK VE SADELİK

Sakin ve huzurlu ortamlara duyulan ihtiyaç dolayısıyla bu yaz doğallık ön planda olacak diyebiliriz. Doğallığa ve sadeliğe dönüş yaşandığı bu günlerde yaşam alanlarınızda son zamanlarda yükselişte olan doğal malzeme kullanımını arttırabilirsiniz. Ahşap, cam, doğal formlar bu dönemin favorilerinden.

Toprak tonları, sarı, yeşil, mavi ve griler öncelikli olarak tercih edilen renkler arasında yer alıyor. Pastel tonların revaçta olduğu bu dönemde evlerinizde rahatlatıcı ve dingin bir atmosfer oluşmasını sağlayabilirsiniz. Toprak tonlarıyla sakin bir atmosfer oluştururken, mavi ile denizin esintisini, yeşil ile doğanın ritmini evinizde yakalayabilirsiniz. Bu sakin ortama küçük detaylarda yer vereceğiniz renk ve desenler ile parçadan bütüne harika bir uyum yakalayabilirsiniz.

 

ZENGİN DOKULAR

Yumuşak dokular, amorf şekiller ve yumuşak toprak tonları, 2022 ev tekstili trendlerini belirliyor. Ev tekstil ürünlerinde heyecan verici batik desenler evlerinize, balkonlarınıza, teraslarınıza hatta bahçelerinize hareket katacaktır. Keten, ahşap gibi doğal malzemeler her eve anında canlı bir görünüm kazandırır. Yumuşak krem tonlarında dokuma koltuk şalları da doğal ve rahat bir görünüm yaratıyor. Doğadan ilham alan organik desenler ve formlar artık her evin olmazsa olmazı.

DESENLERİN GÜCÜ

Duvar kağıdı, kilim veya aksesuarlarda çiçek baskılar hala moda. Desenler ve yeşilin tonları ile doğa arasında bir bağ oluşturabilir ve bu bağı desteklemek için örneğin duvar kağıdınızda kullanacağınız romantik çiçek baskıları ile bu bağı güçlendirebilirsiniz. Unutmayın detaylar bir bütünü oluşturur, küçük bir detay yakaladığınızda bunu birkaç yerde daha kullanıp detayı zenginleştirmeniz çok daha doğru bir hareket olacaktır. Soft renklere sahip bir koltuk, üzerine koyacağınız desenli kırlentler veya koltuk şalları gibi dekoratif ögelerle bile yaşam alanlarınızda büyük bir etkiye sahip olabilir. Soft tonlar ve desenler birleştiğinde, renklerin ve dokuların uyumlu bir etkileşimi ortaya çıkar. Çiçekli desenlerin yanı sıra geometrik baskılı döşemeli mobilyalarla mekanlarınızı farklılaştırabilirsiniz. İster büyük parçalarda ister de küçük parçalarda kullanacağınız geometrik desenler yaşam alanlarınıza derinlik katar ve eve canlılık getirir.

                       

 

YEŞİLLENİN

Şehir yaşantısında betonarme yapıların içerisinde yaşadığımız düşünüldüğünde aslında doğaya, yeşile, maviye ne kadar ihtiyacımız olduğunu anlamaktayız. İster küçük ister büyük dokunuşlarla birlikte biraz olsun yaşam alanlarımızı değiştirsek bile hayatlarımızdaki etkisi büyük olacaktır. Bitkilerin iyileştirici gücünü kullanın. Oturma odalarınızda, mutfaklarınızda, balkonlarınızda kısacası evinizin istediğiniz her yerinde, size nefes olan bitkilere yer verin.

BALKONUNUZA HAYAT VERİN

Hemen hemen her evde bulunan, dış mekanla iç mekanı birbirine bağlayan balkonlar yazın vazgeçilmez mekanlarından. Yazın gelmesiyle birlikte balkonlar, teraslar, bahçeler daha çok kullanılmaya başlandı. Yazın tüm sıcak renklerini, bitkileri ve çiçekleri kullanarak balkonlarımıza ve bahçelerimize taşımak mümkün. İç mekanda vazgeçilmez bir unsur olan bitkileri balkona taşıma zamanı geldi. Bitkiler balkonlarınızı canlandırıp sıcak bir hava katacak.

Toprağa duyulan özlemle, evlerinizde minik seralar oluşturabilirsiniz. Mutfak camlarının önü, nane, biberiye, fesleğen gibi baharatlı otları yetiştirmek için ideal alanlardır.

Balkonlarınızda küçük çaplı bir sera oluşturup, kendi evinizin bahçıvanı olabilirsiniz. Saksıda domates, biber vb. yetiştirip kendi yetiştirdiğiniz bitkilerin keyfini çıkarabilirsiniz.

Balkonunuzun daha yaşanır görünmesini sağlamak için mumlar ve dekoratif objeler kullanmalısınız. Bu senenin trendi olan amorf formları ve geometrik hatları dekoratif objelerde tercih edebilirsiniz. Seramik vazolar, fenerler, hasır yelpazeler, şapkalar, makrome duvar dekorları kullanarak balkonlarınıza canlılık katabilirsiniz.

Balkonunuzda zemin döşemesini değiştirerek mekanı farklı bir atmosfere büründürmek mümkün. Bunun için mevcuttaki döşemenizin üzerine hem uygun fiyata mal edebileceğiniz hem de kendinizi uygulayabileceğiniz pratik çözümler işinizi kolaylaştıracak. Ortama sıcaklık katan ahşap, yapay çim gibi yer döşemelerini kullanabilirsiniz. Yapı marketlerden satın alacağınız bu tarz döşemeleri pratik bir şekilde kendiniz uygulayabilir ve kalıcı olmadığı için kolaylıkla söküp çıkarabilirsiniz.

Tavandan sarkan aydınlatmalar yerine, masanızın üzerindeki mumlar, minik led ışıklar ya da zemine yerleştirdiğiniz fenerleri kullanarak muhteşem yaz akşamlarında balkonunuzu romantik loş bir ortama çevirebilirsiniz.

 

BAHÇE VE TERASLAR İÇİN ÖNERİLER

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bahçe ve teraslarınızda kullandığınız mobilyalar için hafiflik önemlidir. Çünkü dış mekan mobilyalarınızı yaz boyunca güneşe ve yağmura göre yer değiştirmeniz gerekecektir. Ayrıca alacağınız mobilyaların dış mekan koşullarına uygun malzemede olmasına dikkat edin. Böylelikle güneşin, yağmurun ve rüzgarın vereceği olumsuz etkilere karşı mobilyalarınızı uzun seneler kullanabilirsiniz.

Küçük mekanlar için mobilya seçerken aldığınız sandalye masa gibi ürünlerin katlanabilir ve istiflenebilme özelliğine sahip olması size avantaj sağlayacaktır. Bu sayede mobilyalarınızı kullanmadığınız zaman onları kaldırıp alandan tasarruf edebilirsiniz.

Dar alanlarda yataydan çok dikey yerleşime gitmelisiniz. Örneğin çiçeklerinizi ve bitkilerinizi duvara asacağınız dekoratif saksıların içine koyabilir, hem alandan tasarruf edip hem de duvarlarınızda dikey bahçeler oluşturup hoş görüntüler elde edebilirsiniz.

Şehir hayatında iç içe yaşadığımız bir gerçek. Balkonlar ve bahçeler nefes almak ve biraz da keyif yapmak için çıktığımız kaçış noktalarımız. Bu durumda birde yan komşularla burun buruna gelmeyi çoğumuz istemeyiz. Seperatör çözümlerini kullanarak mekanlarınızı özelleştirebilirsiniz. Ahşap seperatör, perde görevini üstlenen hasırlar, bambu paravanlar, füme cam ile kaplanan balkonlar ile hem estetik bir görünüm yakalayıp hem de size özel bir alan oluşturabilirsiniz. Aynı zamanda yazın kavurucu sıcaklarına karşı gölgelik görevi görecek seperatörlerle anın keyfini çıkarabilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Blog

Zamansız Zarafetin Sırları

Zamansız tasarım kavramı nedir? Nereden yola çıkılmalı, hangi malzemeler kullanılmalı, nasıl bir tasarım dili olmalı sorularınızı duyar gibiyiz.

Öyleyse anlatmaya başlayalım…

Zamansız tasarım modanın farklı dalgalanmalarından etkilenmez. Ne avangard,ne çok süslü ve zengindir. Aslında, zamansız dekor bu trendlere direnir. Zamansız tasarım  sade, basit ve sofistike bir yapıdan oluşur.

Bu tarz, son derece işlevsel olacak şekilde tasarlanır. Ancak gösterişsiz ve sıkıcı değildir.

Zamansız tarzınız ince, uyarlanabilir bir zevk ürünüdür ve sonsuzdur.

Hem mekanına hem de çevresine ait bir stil oluşturarak tükenmeden varlığını korur.

Örneğin;

Minimalist, pürüzsüz yüzeyler, hem ahşap hem metal içeren trend ötesi ilkeler ışığında tasarlanan ürünler günümüz ve gelecekte var olmaya devam edecektir.

Oturduğunuz sandalyenin, insan varoluşunun başlangıcına kadar uzanan sürekli gelişen bir tasarımın parçası olduğunu unutmak kolaydır. Mobilya tasarımı, ilk insanın oturacak bir yere ya da aletlerini saklamak için bir rafa ihtiyaç duymasından bu yana yaşamın gerekli bir parçası olmuştur.

1900’lere birkaç bin yıl ileri sarıldığında, 20. yüzyılın neden mobilya tasarımı için ayrılmaz bir dönem olduğunu görmek kolaydır. Önde gelen birkaç kişinin dikkatli ve yaratıcı vizyonu sayesinde, mobilya tasarımcıları geçtiğimiz 100 yılda mobilyaların sadece pratik bir formdan daha fazlası haline gelmesini sağlamıştır…

Modanın zamansız markalarından ve imza ürünlerinden örmekler verirsek;

Chanel Tweet ceket , Hermés Birkin çanta ,Armani Takım elbise , Louis Vuitton Monogram valiz ,Cartier Panthere yüzük…

Tasarım dünyasının yıldızlarını oluşturan bu isimlere hemen herkes aşinadır. “Zamansız Parçalar“ adı altında korunmaya alınmış tasarımlar daima arzulanıp, ait olduğu markaya her daim değer katar.

Değerini katlayarak zaman içindeki yolculuğuna devam edebilmiş “Zamansız Tasarımlar” oluşup yıkılan trendlerden etkilenmeyen , kişide ‘trend üstü’ bir hissiyat yaratan oluşumlar ortaya çıkarır. Bunun için aranan en büyük özellikler ise şüphesiz ürünün kusursuz ve özgün tasarımıdır.

Ancak bunun için tek başına estetik yeterli değildir. Öyle ki , zamansız ürün fonksiyonel olarak da zamanın testinden alının akı ile çıkmış olmalı ve her dönemin ihtiyaçlarına uygun kullanım rahatlığı içermelidir.

Hepimizin aşina olduğu geçmişten günümüze varlığını sürdüren parçalara birkaç örnek verelim…

Burberry 1973 Birinci Dünya Savaşı’nda siperdeki askerleri yağmurdan korurken hareket etmeyi de engellemeyen uzun kesimli, dik yakalı ceketler Thomas Burberry’nin 1879 yılında ürettiği gabardin kumaşla birleşince tarihe geçti. Hem su geçirmeyen hem nefes alan gabardin kumaşla tasarlanan, ilhamını cephedeki subaylardan alan bu ceketler bugün zamansız ve stil sahibi parçalardan biri olarak akıllara geliyor.

Chesterfield Kanepe

Tarihte ilk kez yorgan yapımında kullanılan kapitone işlemi iç dolgu ve kumaşı bir arada tutmak amacıyla kullanılırken zaman içerisinde ürünün kullanım ömrünü de uzatan bu uygulama tekstilin birçok farklı alanında estetik değere dönüşmüştür. Daha sonraları deri döşeme kanepe üzerine eşit aralıklarla düğme dikilerek oluşturulan bu yenilik, sonraki yıllarda Chesterfield kanepenin tanımı haline gelmiştir ve zaman içerisinde özgün yorumlar ile popülerliğini yitirmeden ikonlaşmıştır. Chester koltuk 1600’lü yıllarda ilk defa İngiltere’nin pazar kasabası olarak da bilinen Chesterfield’de Lord Chesterfield olarak bilinen İngiliz devlet adamı Phillip Dormer Stanhope Chesterfield tarafından yaptırılmıştır ve zamansız ürünlerin en belirgin örneklerindendir.

Biraz da zaman ötesi renklerden bahsedelim…

Hepimizin bildiği gibi moda sürekli değişiyor. Renkler, formlar hiç durmadan hareket ediyor. Dekorasyon da bu sisteme ayak uyduruyor. Tüm bu hareketlilik ve hıza, hiçbir zaman yenilmeyen bir kombinasyon var. Renksizliğin renkleri; siyah ve beyaz…

Beyaz tüm zamanların vazgeçilmezi… Özellikle de kanepe ve koltuklarda. Oldukça zor kullanılmasına rağmen, zarif duruşu, ferah görünüşü ve uyum kolaylığı ile tercih ediliyor. Beyaz oturma gruplarının en güzel kombinasyonlarından biri de, cam yüzeyli sehpalar. Siyah boyalı cam bir sehpa, beyaz kanepenin önünde, oldukça şık duruyor. Duvarlarınızı süsleyebilecek siyah-beyaz fotoğrafla ya da tablolar da ortama son rötuşu atıyor.

Konstrast oluşturmak aslında çok basit…

Yaşadığınız mekânın duvar ve zeminine koyu renkler hakimse, mobilyaları özellikle de kanepe ve koltuk gibi oturma gruplarını açık tonlarda seçmekte fayda var. Tüm bu yalınlığın yanında, masif ahşap seperatör, tablo, aksesuvar gibi seçimlerinizde renk kredinizi rahatça kullanabilirsiniz.

Yatak odalarınızda da aynı yalınlığı ve zerafeti yakalayabilirsiniz: Koyu renk duvarlar, açık tonda bir lambri, gizli aydınlatma, yatak başı, bazasının kontrastı, zeminde de siyaha yakın koyuluktaki bir halı, çok keyifli bir mekân yaratmanızı sağlayabilir.

Bunun yanında  zamansız kavramının içine aldığı sıcak  tonlamalar vardır. Bunlardan bazıları  bej , kahvenin tonları ,bordo gibi renklerin pirinç detaylarla birleşmesidir.

Ayrıca doğal taşlarda da siyah , kahve , beyaz ve bej tonları kullanarak zamansız bir ambiyans yaratmak oldukça etkili olacaktır.

                                                   

 

Zamansız araçlar denilince akla ilk gelenler…

Porsche 911 , Mercedes 300 SL , Chris Craft tekne…

Porsche 911 ,Daha önce üç basamaklı sayıların tamamını ortasında sıfır ile kaydeden Peugeot sayesinde, orijinal Porsche 901’in adı değişerek 911 oldu ve onunla birlikte 1963’te dünyanın en ünlü ve hemen tanınan spor arabası hayat buldu.

İkonik tasarım ve teknolojinin arkadan motorlu şaheseri olan otomobilin özü yarım yüzyıldır değişmedi. Yıllardır tartışmalar bugüne kadar arabanın arkasına monte edilmiş bir motorun çalışmaması gerektiğini savunuyor ancak bu arabada işe yaradığını kanıtlıyor.

Mercedes 300 SL nam-ı diğer martı kanat. Mercedes’in II. Dünya Savaşı’ndan sonra ürettiği ilk spor otomobil. Üretildiği tarihten yaklaşık yarım asır sonra yüzyılın en güzel otomobili seçilen bir efsane. Zamanının en hızlı otomobili. 3 litrelik motoru ve sadece 50 kiloluk şasisi ile SL yani Sport Leichte ismini aldı.

Chris-Craft tekneleri, 13 yaşındaki Christopher Columbus Smith’in ilk tahta ördek avı teknesini inşa ettiği 1874 yılına dayanmaktadır.

1930’da Chris-Craft dünyanın en büyük maun motorlu tekne üreticisi haline geldi. Klasik bir gemi yapımcısının kısa tarihinin bu ikinci bölümü, 1930’dan günümüze kadar olan dönemi kapsamaktadır.

Chris-Craft tekneleri, en kaliteli maundan yapılmış en iyi tekneler olmakla kalmayıp aynı zamanda kullanımı da kolaydı. Günün “ünlüleri” arasında Chris-Craft’a sahip olmak norm haline geldi…

 

Buradan güzel bir geçişle desenlerde yolculuğa çıkmaya ne dersiniz?..

Zamansız desenlerin belki de en eski tarihe sahip olanı

EKOSE DESENİNİN TARİHİ: HIGHLANDS

Ekose, günümüzde İskoçya’nın kültürel bir simgesi olarak kabul edilse de ilk üretildiği zamanlarda bu desenin ne belirli bir adı ne de sembolik bir anlamı vardı. Tüm ekose kumaşlar yerel halk tarafından elde dokunarak üretiliyor ve yine yalnızca bölge halkı tarafından giyiliyordu. Tüm bunlar 18. yüzyılda değişmeye başladı ve tüm dünyaya yayıldı…

Artık sadece giyim ve moda sektöründe değil dekorasyonda da karşımıza çıkmaya başladı…

Bu deseni zamansız kılan en önemli detay ise ahşap ile yakaladığı muhteşem uyum diyebiliriz.. Farklı renklerdeki ekose desenleri ahşap mobilyalarla kombinleyerek çeşitli dekorasyon stillerine kolayca ayak uydurulabilir..

Ekose mutfağa çok yakışır!

Krem, bej ve kahve tonlarının hakim olduğu bir mutfakta sandalyelerle ekose dekorasyon yapmak mutfakta samimi bir ortam yaratabilir; lake mobilyaların modern etkisi klasik dokunuşlarla dengelenebilir.. Mutfak dolaplarında ahşap yoğunluğu varsa açık tonlardaki ekose desenli sandalyeler mutfağın daha aydınlık gözükmesine yardımcı olacaktır.

Yaşam alanlarında zamansız ekose şıklığı

Dar yüzeylerde ekose desenlerin kullanımı oldukça kolaydır. Dekorasyon ile uyumlu renk tonlarını içinde barındıran bir ekose desenini tercih ederek harika bir tarz oluşturabilirsin. Ancak, koltuk ve kanepe gibi daha geniş yüzeylerde ekose deseni kullanmak için bazı püf noktalarını bilmelisin. Mesela, beyaz zeminli bir salonda rengarenk ekose desenli chester koltuk modellerine yer verebilirsin. Bu koltuğu dekorasyonun odak noktası haline getirerek diğer dekorasyon elemanlarında daha sade seçimler yapabilirsin. Ahşap zeminlerde ise siyah beyaz ekose desenli berjerlerle otantik bir hava yaratabilirsin. Klasik tarza uygun olarak tasarlanmış ahşap iskeletli modellerde pastel tonlardaki ekose kumaşlarla retro etkisi oluşturabilirsin.

 

Zamansız desenlerin yeni nesil örneği Kazayağı  …

80’li yılların modası olan  kazayağı deseni geniş renk yelpazesi ve geniş kullanım alanları ile günümüze kadar etkisini sürdürmeye devam ediyor. Mobilya döşemelerinden perdelere, halılardan duvarlara, aydınlatmalardan dekorasyon aksesuarlarına kadar uzanan her yerde, kazayağı deseni iddialı tarzıyla kendini gösteriyor. Günümüz dekorasyonuna modernize olarak dönüş yapan kazayağı, renklerine yeni renkler ekledi ve her renk ile uyum sağlayarak modern bir tarz yarattı. Üstelik, uygulandığı klasik tarz dekorasyonlara da modern bir havaya katması onu oldukça popüler yaptı.

Kazayağı deseninin, iç dekorasyon da kullanım alanları oldukça geniş bir yelpazeye sahip…

Mobilya döşemesi, Perde ve storlar, Halı, kilim , paspaslar Duvar kağıdı, Aydınlatma, Runner, peçete, masa örtüsü, , Banyo ve mutfak dekorasyon ürünlerinde kullanılarak evinize zamansız bir ambiyans katabilirsiniz.

 

Kazayağı modasına uygun dekorasyon önerilerine gelirsek;

* Koltukların döşemesinin tamamını kazayağı düşünüyorsanız, küçük ebatlı desenleri kullanmalısınız.

* Koltukların sırt kısımlarında düz renk, minderlerde desenli döşeme kullanabilirsiniz.

* Deri kaplama koltuklarda kazayağı desenli minderler harikulade olur.

* Açık renk ahşap koltuklarda nötr renklerde desenler kullanarak oldukça modern bir hava oluşturabilirsin.

* Klasik mobilyalara, pastel ve nötr renkli  kazayağı desenli döşeme yaparak modern bir hava vermek çok keyifli olacaktır.

Sona doğru gelirken konumuzun başrolü ZAMANSIZ AHŞAP tasarımları anlatalım istedik. Ahşap mobilyalarla zamansız zarafeti nasıl yakalayabiliriz sorunuzu duyar gibiyiz…

Her sektörde olduğu gibi mobilya sektöründe de bazı geçici eğilimler vardır. Örneğin, bazı renkli mobilyalar bazı dönemlerde çok popülerdir. Örneğin, yaklaşık 10 yıl önce, toz pembe, uçuk mavi,fıstık yeşili koltuklar çok şıktı. Birçok kişi evlerindeki koltukları bu gibi ürünlerle değiştirdi..

Ancak, bugün baktığımızda, oturma odalarında bu tür renklerle karşılaşmak neredeyse mümkün değil. Çünkü artık insanların sıkılabileceği o yorucu renkler yerine gri ve krem gibi daha doğal renkler tercih ediliyor. Ancak salonlarda asla modası geçmeyecek bazı şeyler de var. Örneğin, klasik mobilyalar her zaman klasik mobilyalar olarak kalacaktır. Yani klasik mobilyaların zamansız parçalar olduğunu söyleyebiliriz.

Ama zamansız olan sadece klasik mobilyalar mı?

Tabii ki, hayır.

Aynı zamanda ahşap mobilyalar asla modası geçmeyen ve her zaman şıklığını koruyan mobilyalardır. Bazı insanlar ahşap mobilyalardan başka mobilyaları tercih etmez. Çünkü ahşap mobilyaların diğer mobilyalara göre yadsınamaz bir asaleti olduğunu inkar edemeyiz.

Şimdi, zamansız zarafeti ahşap mobilyalarla nasıl yakalayacağınız hakkında konuşalım…

Ahşap mobilyalarla zamansız zarafeti yakalayabileceğinizi söylemiştik.

Peki bunu nasıl yapabiliriz? Ahşap mobilyaları bu kadar zamansız ve şık yapan özellikler nelerdir? Ahşap mobilya denince akla gelen ilk mobilya parçası nedir?

Birçok kişiye göre ahşap mobilya denince akla ilk gelen mobilya türü yemek masallarıdır. Özellikle son yıllarda doğal ahşap  yemek masaları oldukça popüler hale gelmiştir. İnsanlar kendi tarzlarına uyacak şekilde yapılmış benzersiz ahşap yemek masalarına sahiptir. Çünkü ahşap detaylar ve ahşap mobilyalar çevreye çok daha doğal bir hava katıyor.

Altın varak kaplama veya parlak mobilyalar doğal görünmediğini biliyoruz.. Çünkü doğal değiller. Ancak ahşap mobilyaların kullanımı doğada olma hissi verir.

Doğaya baktığınızda taşlı ve parlak nesneleri göremezsiniz. Ama etrafta bir sürü ağaç var. Ahşap mobilya kullanırken kendinizi doğada hissetmenizin nedeni budur. Bu nedenlerden dolayı ahşap detaylı ve ahşap mobilyalar evlerde sıklıkla tercih edilen mobilyalardır. Şimdi zamansız asaleti ahşap mobilyalarla nasıl yakalayabileceğinizin nedenlerini açıklamanın zamanı geldi.

Mesela gökyüzüne bakmaktan asla sıkılmayız. Doğaya bakmaktan sıkılmıyoruz. Denizi izlemekten sıkılmayız. Çünkü onlar doğanın bir parçası. Ve onu hayatımızdan çıkaramayız.

Mümkün olsa bile, hiç kimse bu güzellikleri hayatlarından çıkarmak istemez.

Zamansız ahşap tasarımlar da aynı doğadaki harikalar gibi yaşam alanlarımızın vazgeçilmez parçalarıdır…

Bu doğal güzelliklerin parçalarını yaşam alanlarımızda kullandığımız eşyalarda taşımak çok önemlidir. Peki bunu nasıl yapabiliriz?

Evimize daha fazla ahşap detayı dahil ederek zamansız bir şıklık ve asalet elde edebiliriz.

Örneğin, bir ceviz ağacı TV ünitesi her zaman değerini korur.

Aynı zamanda, ahşap bir yemek masası her zaman şık görünecektir.

Kahvenizi koyduğunuz ahşap sehpa size daha sıcak bir his verir

Bu nedenlerden dolayı evinize yerleştirdiğiniz ahşap detaylar her zaman şık bir görünüm yakalamanızı sağlar…

Sıkılmadan huzur içinde vakit geçirebileceğiniz bir ortama da sahip olursunuz..

Ahşap mobilyalarla zamansız bir ambiyans  yakalamak istiyorsanız sırrı sade tasarımları , ceviz  ve meşe gibi tonlarda seçmek doğru tercih olacaktır.

 

 

Blog

Bir Yaşam Felsefesi Olarak ”Minimalizm”

Son on yılın en önemli yaşam felsefesi haline gelen ve sanattan, mimariye müzikten, yemek kültürüne kadar insan olgusunun içinde yer aldığı her alanda karşımıza çıkan minimalizm kavramı nedir?

Minimalizmi sadeliğin ve nesnelliğin ön planda tutulduğu bir anlayış veya bir akım olarak tanımlayabiliriz. Minimalizm, ABC sanatı ve minimal sanat olarak da adlandırılabilir. Minimalizm 1960’lı yıllarda bir sanat akımı olarak ortaya çıkmıştır. Ve bu akımın çıkış noktası, soyut dışavurumculuğun şekle ve duyguya verdiği aşırı öneme karşı tepki göstermek olmuştur. Çünkü minimalizm de, nesnenin sadece nesne olma özelliğine dikkat çekme amacı güdülmektedir.

İlk olarak bir sanat akımı olarak ortaya çıkan minimalizm kavramı günümüzde her alanda farklı boyutlara dönüşerek kullanılmaktadır. Her geçen gün daha çok ilgi çeken ve popülerleşen bu kavram, sadeleşmenin gücünü hissetmemizi sağlayacak bir yaşam felsefesi olarak kabul görmesine neden olmuştur.

Her şeyden önce, minimalizm yeni bir kavram değildir. Daha sade bir yaşama değer vermek ve içsel benliğe odaklanmak, hem Doğu hem de Batı uygarlıkları olmak üzere insanlığın  başlangıcına kadar uzanabilen bir olgudur.  Günümüzde, bizi tüketim bağımlısı haline getiren hızlı ve tempolu şehir yaşamının dinamikleri, bu geleneklerin yeniden canlanmasına neden olmuştur.

Özellikle de son yıllarda yaşanan pandemi süreci, dünyadaki sıcak ve soğuk savaşlar ekonomik kırılımlar ve doğal felaketler, insanın mental olarak kaldırabileceğinden daha fazla bir yük edinmesine neden olmuş ve bu sebeple de daha sade bir yaşam ve sağlıklı bir mental güç isteği  doğmuştur. Yaşanan bu durumlar minimalizmi günümüzün en popüler yaşam felsefesi haline getirmiştir.

Hayatınızdaki Fazlalıklardan Kurtulun

Minimalizm yaşam felsefesini az eşya ile yaşamak olarak görmek oldukça yüzeysel kalacak bir tanımlama olacaktır.Bu felsefeye uygun yaşamak kalabalık ve yorucu yaşam tarzından uzaklaşmak fazla insandan, gereksiz alışkanlıklardan,beynimizi yoran ve bizi yıpratan düşüncelerden arındırmayı  gerektiren ve insanın daha az şeye sahip olup,sadece bu az şeyler için kaygı duymasını öngörmektir. Platon’un şu sözü minimalist yaşam tarzını çok iyi tanımlar:

“Önemli olan hayatta en çok şeye sahip olmak değil, en az şeye ihtiyaç duymaktır.”

Sadeleşme sizi yoran tüm kavramlardan ve sonrasında nesnelerden kurtulmak ile başlar. Sadeliğin ve nesnelliğin anlam kazandığı minimalizm akımı, günümüz tüketim toplumuna güçlü bir nefes olacak şekilde altın çağını yaşamaktadır..

Evinde yalnızca bir Einstein tablosu, bir lamba, sandalye ve bir de yatak olan Apple’ın kurucusu Steve Jobs, iş hayatından özel yaşamına minimalizmi benimsemiş en ünlü isimlerden biriydi. Tasarımlarında minimalizmin etkisini güçlü bir şekilde yansıtan Steve Jobs, gerçek bir “karmaşıklık”ları basitleştirme ustasıydı.

Unutma, Az Çoktur!

Minimalist yaşamın en birincil tanımı ile abartmamak ve israf kavramından uzaklaşmak, şükretmek ve yetinmeyi öğrenmekle yola çıkılabilir. Maddi ve manevi bütün fazlalıklardan arınmak sizi tüketim odaklı bir hayat sürmekten kurtaracaktır. Dünyayı güzelleştirmek için bir şeyler yapmak, ailenize ve dostlarınıza daha fazla zaman ayırabilmek adına zihninizde ve  yaşantınızda engel teşkil eden  soyut yada somut tüm nesnelerden arınmanız gerekmektedir. Aşırı kavramının olduğu hiçbir şey aslında insanı mutlu etmez ve uzun vadede çok daha büyük kırılımlar ve bunalımları tetikleyebilir. Less is more / Az çoktur” sözünü mutlaka duymuşsunuzdur. Aslında minimalizmin özeti de budur. Asıl zenginlik az da gizlidir. Azın size kattıkları, yormadan ve yorulmadan ulaşabildiğiniz farkındalık çok ama çok daha değerlidir. Diyelim ki şimdiye kadar böyle bir hayat sürmediniz, süremediniz. Ama şunu bilmelisiniz ki hiçbir şey için geç kalmış değilsiniz. Belki minimalizmi bir yaşam felsefesi olarak benimsediğinizde elde edeceğiniz kazanımları bilmeniz gerekmektedir.

Stresten uzak ve fazlalıklardan arınmış olmak daha iyi bir sosyal çevre ve daha sağlıklı iletişimi size sunacaktır. Böylelikle en önemliler hayatınızda kalacak diğerleri ise doğrudan çöpe gidecektir.

Karmaşık bir düzende belli bir konuya/ işe/ projeye odaklanmak zordur. Minimalistlerin özellikle girişimcilikte daha başarılı olduğu, risk alabildikleri bilinmektedir. Daha sade bir yaşam alanı ve çalışma ortamı odaklanmanızı arttıracak, konsantrasyonunuz sizin en güçlü motivasyonunuz haline gelecektir. Uzmanlar; özellikle odaklanma, konsantrasyon ve hafıza sorunu yaşayanlara bu tarz bir yaşam şeklini öneriyor. Sade, basit ve  karmaşadan uzak…

.Daha az bir tüketim ile aynı zamanda sağlıklı bir hayatın kapısını da aralayabilirsiniz. Özellikle son yıllarda daha da yaygınlaşan Wellbeing kavramı ile spor, meditasyon ve sağlıklı beslenme programlarının sadece fiziksel bir gereklilik değil ruhsal sağlığınız için güçlü tamamlayıcılar olduğunu da fark edeceksiniz.

Bedeniniz işledikçe zihniniz de berraklaşacak. Küçük şeylerden mutlu olacak ,daha fazla üretip daha az tüketeceksiniz.

Minimal Yaşam Alanları Kurgulayın

Yaşam alanlarınızı gözden geçirin. Aşırı ve yoğun bir dekorasyon içerisinde hissettikleriniz ile sade, kendi içinde ahenkli bir alanda hissettiklerinizi düşünün. Bu birbirinden farklı iki konseptin size hissettirdikleri asla ama asla aynı şeyler olmayacaktır. Fazlalıkların bulunduğu bir alanda temizlik yapmak ve bu alanı düzenlemek sizi daha çok yoracak, zaman kaybetmenize neden olacak, aradığınız bir şeyi bulmak çok daha zor bir hale gelecektir. Bu sebeple yaşam kalitenizi düşürmeyen ve vaktinizi çalmayan bir yaşam alanı kurgusu; sizin daha temiz bir zihinde kalmanızı sağlayacaktır.

Burada en önemli olgu az ve sade kavramının kendi içinde size sunacağı fonksiyonellik ve ergonominin güçlü bir cevap oluşturması. Gerçek ihtiyaçlar ve bu ihtiyaçların doğru çözümleri, gerçek istekler ve bu istekleri karşılayan nesnelerin yanınızda olması sadeleşmenin dekorasyondaki en önemli kriterini oluşturmaktadır. Çünkü sadece ihtiyacınız olan şeylere sahip olmanın keyfini yaşarsanız. Anı yaşamanın nasıl bir şey olduğunu öğrenir, sizi tüketen sorunlardan kurtulmanın, üzerinizde yaratacağı o mükemmel etkiyi görürsünüz. Minimalist yaşamın evde birkaç parça eşyayla yaşamak anlamına gelmediğini fark eder; bunun, gereksiz olan her şeyden kurtularak hayatı gerçekten önem taşıyan şeylerle dolu dolu geçirmeyi ifade ettiğini anlarsınız. Nesnelerin, eşyaların düşüncelerin ve de insanların sizi yormasına izin vermeyin. Sadeleşmek, bütün fazlalıklardan arınmak, size ve ruhunuza çok iyi gelecek ve daha sağlıklı bir zihin ile kararlarınızı vermenize yardımcı olacaktır.

‘’Minimalizm, özgürlüğü bulmanıza yardımcı olabilecek bir araçtır. Korkudan kurtulma. Endişeden kurtulma. Bunalımdan kurtulma. Suçluluktan kurtulma. Depresyondan kurtulma. Hayatımızı inşa ettiğimiz tüketim kültürünün tuzaklarından kurtulma özgürlüğü. Gerçek özgürlük.’’

Minimalizm, bizim için neyin gerekli olduğunu bulmak ve bizi ondan uzaklaştıran her şeyi ortadan kaldırmakla ilgilidir. Ancak bireysel minimalist yaşam tarzları arasındaki benzerlikler, bireysel değerler, bireysel öncelikler ve kişisel kararlarla ilgili olduğu için burada kişiye göre değişkenlik arz etmektedir. Minimalizmle ilgileniyorsanız,önce kendi yolunuzu bulmanız ,ilham almanız ve sonrasında ona göre yaşamınızı kurgulamanız gerekiyor.

Tek amaç, sizin ve sadece sizin için önemli olanı bulmak ve dikkat dağınıklığı yaratacak detayları en aza indirmek veya ortadan kaldırmaktır. Esasa odaklanmak, sizi neyin mutlu ettiğini, neyin önemli olduğunu ve neyin olmadığını, hem evinizde hem de yaşamınızda bulmak. Sade bir hayat yaşayabiliriz. Sade bir hayat demek maddi olarak değer arz eden nesnelere sahip olmanın yanlış bir şey olduğu anlamına gelmez. Asıl sorun, bu eşyalara atadığımız gereğinden fazla anlam. Eşyalarımıza çok fazla anlam verme eğiliminde olmamız, genellikle sağlığımızdan, ilişkilerimizden, tutkularımızdan, kişisel gelişimimizden ve kendimizin ötesine katkıda bulunma arzumuzdan vazgeçmemize neden oluyor. Ev almak, araba almak yada güçlü yatırımlar yapmak.. Bunlardan asla vazgeçmeniz gerekmiyor elbette. Minimalizm, bu kararları daha sağlıklı ve daha bilinçli bir şekilde vermenizi sağlar.

Özünüzü Keşfedin!

Minimalizm içsel bir yolculuktur. Sizi gerçekten neyin mutlu ettiğini veya bu mutluluğun temellerinin ne olduğunu bulmak, göründüğünden daha zordur elbette. Çoğumuzun fiziksel çevresiyle ilgilenmesinin nedeni de budur aslında. çünkü insanoğlu aradığı mutluluğu bulabilmek için somut nesnelerle uğraşır. Ve eğer siz de hayatınızda çok fazla şey olduğunu hissediyorsanız, bu iyi bir başlangıçtır.

Öncelikle, çevrenizin, evinizin ve eşyalarınızın uyumunu düşünmelisiniz. Ahenk ve dinginlik sizin aslında gerçekten neye ihtiyacınız olduğunu söyleyecektir. Yaşadığınız alanın içindeki sadelik ve düzen hayatınızın diğer yanlarını da güçlü bir şekilde etkileyecektir.

Gerçek İhtiyaçlarınıza Odaklanın

Daha fazla huzur tamamen odaklanma ile ilgili bir durumdur. Düzenli ve sakin bir yaşam alanı, gerçekten istediğiniz, işe yarayan ve ihtiyacınız olan şeylerin yanınızda olduğunu bilmek, odaklanmanızı ve anda kalmanızı sağlayacaktır. Size temiz ve esenlik dolu bir zihin sunacaktır

Çünkü maddi karşılığı olan her nesneye tutunmak insan beyninde büyük stresler yaratır. Onları kaybetmekten ve onların zarar görmesinden endişe duyarız. Endişe yaratan her düşünce, zihninizi büyük bir karmaşanın içinde tutar. Hayatınızı basitleştirerek, daha kullanışlı, daha sade, daha siz odaklı ürünler tercih etmek ve yaşam alanlarınıza bu ürünlerle kurgulamak bu ürünlere olan kaygı ve korku dolu bağlılığınızı kıracak sadece neyi gerçekten istediğinize işte o zaman odaklanabileceksiniz.

Yaşam tarzı olarak minimalizm ile minimalist estetik arasında bir fark vardır. Birbirlerine bağımlı olmaları da gerekmez. Minimalist biri olabilirsiniz, renkli kıyafetler tercih edebilir aynı zamanda beyaz, sakin çizgiler barındıran, boş alanları tanımlı olan, minimal iç mekanları sevebilirsiniz.

Evinizi ve Zihninizi Sadeleştirin

Öncelikle mutlu aile üyelerinin olduğu kahkaha dolu bir ortam, iyi arkadaşlar ve pozitif enerji dolu bir eve sahip olmak kim istemez. Sıcacık sohbetler için bolca yer bulunan şık ve temiz bir eve sahip olmak isteriz aslında. Evinizin gerçek bir bahar temizliğine ihtiyacı vardır. Aslında bu temizliğe ihtiyacınız olmayan, yıllardır kullanmadığınız eşyalardan kurtulmak ile başlayabilirsiniz. Sizi iyi hissettirmeyen ama yıllardır orda durmasına izin verdiğiniz o eşyaları, hediyeleri yaşam alanınızdan uzak tutmalısınız. Kırık eşyalardan, kurumuş çiçeklerden yaşam enerjinizi sömüren, negatif enerji veren parçalardan yaşam alanlarınızı arındırmalısınız. Yıpranmış havlu ve kıyafetler de enerjinizi sömürecek diğer parçalar arasında, eski kitaplarınızı yada defalarca izlediğiniz filmleri başkalarıyla paşlaşarak kendi yaşam alanınızdan çıkarmanız hem size iyi hissettirecek hem de sadeleşmenize yardımcı olacak.

Burada her şeyin yerine yenisini koymak gibi bir amaç yoktur. Var olanı en iyi şekilde korumak koruyabilmek için yer açmak ve sizin daha iyi hissetmenizi sağlayacak bir arınma hissini deneyimlemenizi sağlayacaktır. Yaşam alanlarınızı sadeleştirmenin  özünde daha spesifik, daha içinize sinen, daha az eşya ile daha çok şükretmenizi gerektiren bir olgu vardır.

Yüzeysellik katmanlarını soyduğunuzda, basit, otantik çekirdeğin daha güzel ve karmaşık olduğunu fark etmeye başlayacaksınız. Gerçek amaç nesnelerden, fikirlerden tüm bunların yarattığı yorgunluktan kurtulmak ve yaşadığımız dünyada gerçek güzelliği ve özgürlüğü bulmak. Sizi ağırlaştıran yüklerinizden kurtulduğunuzda çok daha rahat nefes almaya başlayacak, gerçekten yaşadığınızı hissederek “azlığın aslında çokluk olduğunu” keşfedeceksiniz.

 

Blog

İlham Veren Bahar Çiçekleri

Doğa uyanıyor. Kışı geride bırakırken hemen hemen hepimizin içini saran o tatlı bahar heyecanı kapıyı çaldı. Kuş cıvıltıları, yeşeren ağaçlar, güneşli sabahlar ve tabiki mis gibi kokan rengarenk çiçekler! Bu bahar kendinizi doğayla birlikte yenileyerek evinize baharın pozitif enerjisini getirmeye ne dersiniz? Sizi yağmurdan sonra açan güneş ve havada toprak kokusuyla uzun bir doğa yürüyüşüne çıkmaya davet ediyoruz. İlhamımız ise çiçekler!

1-KIŞ MUCİZESİ KARDELEN

Daha karlar erimeden altında filizlenen kardelen , karların içinden çıkarak baharı müjdeler. Baharda açan ilk çiçek olarak bilinir. Kardelen sabrı ve fedakarlığı temsil eder. Aynı zamanda saflık ve umudu. Bembeyaz karların içinde açan bembeyaz çiçeklerden ilham alarak bembeyaz bir başlangıca ne dersiniz? Bu bahara geçmişte canımızı sıkan, keyfimizi kaçıran her şeyi affederek temiz bir sayfayla başlayalım. Evimize, yaşam alanlarımıza bu enerjiyi davet ederek yola koyulabiliriz.
Beyaz duvarlar ve beyaz koltuklar başta gözünüzü korkutabilir belki ama doğal ahşap tonlarıyla birlikte kullanıldığında sıcacık bir ambiyans yakalamak mümkündür! Beyaz rengi sadeliği ve dinginliğiyle sizi rahatlatmasının yanısıra tamamlayıcı aksesuarlarınızdaki küçük yeniliklerle havanızı kolaylıkla değiştirmenize olanak verir. Hasır sepetler, seramik aksesuarlar, jüt halılar ve hasır duvar tabaklarıyla zenginleştirebileceğiniz dekorasyonunuza ekleyeceğiniz en önemli parçalardan biri ise kesinlikle canlı bitkiler. Canlı bitkiler baharın enerjisinde aradığınız o tazelik hissini bir anda evinize getirmekle kalmayıp aynı zamanda fiziksel sağlığınız içinde olumlu etkiler taşırlar.

 

2-UMUDUN IŞIĞI MİMOZA

2. Dünya Savaşı sonrası hayata dair yeni umut ışığı arayan İtalyanlar Kadınları toplumun yeniden inşa edilmesinin Kadın Dayanışması ile olacağına karar verirler ve bunu sembolize edecek bir çiçek arayışına girerler.

Önerilen birçok çiçek türü arasından seçilen Mimoza göz alıcı sarı rengi ile mutluluk vererek savaşta kaybolan moralin ve neşenin tekrar yeşermesini sembolize etmektedir. Mimozanın seçilmesinin bir diğer nedeni ise yapıları itibari ile ne kadar kırılgan ve naif olsalar da aslında güçlü bir karakterinin olması ve özellikle soğuğa ve hava olaylarına karşı olan dirençli yapısının bulunmasıdır. Mart ayında çiçeklenen Mimozalar aynı zamanda Dünya Kadınlar Gününü de temsil eder .Prens adalarında da mart ayında açan mimozalar İstanbul için de baharın habercisi ve umudun ışığı olmaktadır. Mimoza çiçeklerinin keyifli aile yemeklerinize ve sohbetlerinize neşe katmasını isterseniz yemek takımlarınızda yada kahve fincanlarınızda tercih edebilirsiniz.

3- MASUMİYETİN SİMGESİ PAPATYA

Gözümüzün alabildiğincesini kaplayan uçsuz bucaksız kırlardaki papatyalar, baharın en güzel yanlarından biri olabilir. Papatyalardan yapılan taçlar, seviyor sevmiyor heyecanıyla bakılan papatya falları veya kendinizi ödüllendireceğiniz keyifli bir kır pikniği… Bunlar baharın tadını çıkarmak için harika aktivitelerden sadece bazıları. Bu kır gezintisinden ilham alarak evinize papatyaların enerjisini taşımak isterseniz , evinizde kullandığınız düz renkli bir kırlent kılıfına punch iğnesi ile papatyalar işleyebilirsiniz. Yada topladığınız papatyaları bir kitap arasında kurutarak iki pleksi arasına sabitleyerek duvarınızda ölümsüzleştirebilirsiniz.

 

 

Papatyaların aynı zamanda mikrop öldürücü, tansiyon düzenleyici ve sakinleştirici etkisi bulunmaktadır. Eğer uyku probleminiz varsa akşamları içeceğiniz bir fincan papatya çayıyla uykunuzu düzene sokabilirsiniz. Aynı zamanda kozmetik sektöründe de sıkça kullanılan papatyanın cilt için de faydaları bulunmaktadır.

     

4- ÇİNİ SANATININ GÖZDESİ LALE

Şarkılara , edebi eserlere konu olan lale baharın en renkli habercilerinden birisidir. Özellikle İstanbul için Lalenin anlamı büyüktür çünkü nisan ayı boyunca düzenlenen festivallerde şehrin birçok yeri ve boğazdaki korular lalelerle kaplanır. Çini sanatında da pek çok motifde kullanılan lale naifliği ile de ilham vericidir. Bu zarif çiçekden ilham alarak kıvrımlı formlardaki mobilya ve aksesuarlarla evinize yeni bir soluk getirebilirsiniz. Lale motiflerinin bulunduğu çini seramik vazolar, objelerle evinizde bu sanata yer açabilirsiniz. Çini karoları ayna veya sehpa gibi tamamlayıcı parçalarda kullanarak ise modernize bir etki yaratabilirsiniz.

5-KAVUŞAMAYAN AŞKLARIN ÇİÇEĞİ GELİNCİK

Gelincik çiçeği koyu kırmızı rengiyle bahar aylarında kırlarda karışımıza çıkar. Kavuşamayan aşkların çiçeği olarak da bilinen gelincik çiçeğinin birçok faydası bulunmaktadır. Hatta Romalılar döneminde kara sevdaya düşenlerin bile aşk acısını hafifleteceğine inanarak içtikleri bilinir.. Alternatif tıpta da kullanılan gelincik, içeriğinde bulunan kalsiyum , magnezyum ve çinko sayesinde cilt ve saç sağlığı için oldukça besleyicidir. Cilde ve saçlara canlı , parlak bir görünüm katarken aynı zamanda saçların daha sağlıklı uzamasına yardımcı olur. Bu narin ve kırmızı renkli çiçek evinize baharın sıcaklığını getirmek için harika bir ilham kaynağı olabilir. Duvar kağıdı olarak tercih edebileceğiniz gibi kırlent, masa örtüsü gibi tekstil ürünlerinde de kullanabilirsiniz.

 

6- MOR SALKIM (WISTERIA)

Mor salkım yalnız görüntüsü ile değil kokusuyla da baş döndürücü bir güzelliğe sahiptir. Nisan ayında çiçeklenerek bina cephelerinde, bahçelerde, kamelyaların üzerini kaplayarak adeta bir görsel şölen oluşturur. Mor salkımlar özellikle son zamanlarda da oldukça trend olan lilamsı rengiyle eviniz için harika bir ilham kaynağıdır. Lila renk psikolojisinde yaratıcılık ve romantizmle ilişkilendirilir aynı zamanda duygusal enerjisi yüksek bir renktir. Bu rengi duvarlarınızda, mobilyalarınızda veya mum , kırlent gibi dekoratif objelerde kullanarak bahar enerjisini evinize taşıyabilirsiniz. Mor salkımdan aynı zamanda sıcak günlerde içinizi ferahlatacak bir içecek hazırlamaya ne dersiniz? Suyun içinde bir gün beklettikten sonra tadını ve kokusunu salan çiçekleri aynı limonata yapar gibi şekerle karıştırarak harika bir yaz kokteyli hazırlayabilirsiniz.

Blog

2022 İç Mekan Dekorasyon Trendleri

2022’de-küresel salgında üçüncü yılımızda- iç tasarım trendleri bizi duygusal olarak rahat hissettirmeye odaklanacak. Bu dönemde, evlerimizin sadece ruh halimiz üzerinde değil, genel sağlığımız ve refahımız üzerindeki doğrudan etkisini gösteren daha fazla araştırma yapıldı. Sıcaklık, rahatlık ve ferahlık mekanda en çok talep edilen kavramlar… Antik Çin sanatı Feng Shui ve Japonların kusurları kucaklayan felsefesi Wabi Sabi başta olmak üzere birçok akımdan esinlenilerek oluşturulan formlar, desenler ve doğal renk paletleri evleri kucaklıyor. Yumuşak ve kıvrımlı şekiller , dokular ve doğadan ilham alan yüzeyler, 2022 için ön plana çıkacak trendlerin başında geliyor.

1) Şık Çikolata Tonları

Bu yıl özellikle zengin çikolatalı kahverengilerin daha açık deve tüyü ve karamel tonlarını kucakladığını görüyoruz. Bu sıcak tonlar daha misafirperver görünür ve grilerin aşırı doygunluğuna bir tepkidir. Gri renk şemaları modern görünümler için popüler olsa da bu yıl daha cesur ve dramatik renkler sahnede olacak. Nötr griler gözden düşerek on yıllık popülaritesinin sonuna yaklaşıyor. Konyaktan ambere 2022’de dünyevi kahverengilerin geri dönüşü başlıyor.

2) Maksimalizm Harikası

Eğilimler her zaman döngüsel olarak gelir ve genellikle zıt yönlerde ilerler. Minimalizm o kadar uzun zamandır popülerdi ki, maksimalizm geri dönüş yapıyor. Işıltılı avizeler, duvar kâğıtları, antika eşyalar, kadife çiçekler, el yapımı halılar gibi birçok kendine has ve dikkat çekici nesneyi kucaklamaya hazır olun.

3) Kişiselleştirilmiş Alanlar

Son birkaç yıldır aile üyeleriyle veya ev arkadaşlarıyla karantinaya alınmak bize mahremiyetin önemini öğretti. Evde özel bir alan yaratmak, sessiz anlar için zaman ayırmaya yardımcı olabilir. Meditasyon köşeleri, yüzen sanat duvarları, asılı perdeler ve daha fazlası bu mahremiyet ve huzur duygusunu sağlayabilir.
Her evin, kendimizi şarj etmek için geri çekilebileceğimiz sessiz bir odaya sahip olması gerekir. 2022’de insanların evden çalışma ile ofise gitme arasında bölündüğü bir karma çalışma senaryosunu göreceğiz.
Bu durum bize her iki yerde de sağlam bir şekilde kök salmadığımızı hissettiriyor. Sessiz oda, bizi topraklamaya ve maksimum performansımızda çalışmaya devam etmemize olanak sağlayacaktır. Okumak, çizmek, düşünmek veya sadece hareketsiz kalmak için sessizce kendimize zaman ayırabileceğiniz bir alan veya oda. Bu, ailemiz için daha kaliteli zaman geçirmeye ve tam potansiyelimize ulaşmaya fırsat tanıyan sağlıklı ve güçlü bir uygulamadır. Gelecek yıl, alanlarımız, duygularımız ve refahımız üzerinde daha derin bir farkındalık yaratacak. Sahibinin çıkarları, hobileri ve zevkleri ile kişiliği ve kişisel bağları olan daha fazla alan göreceğiz.
4) Meditasyon Kuytuları
Evin herhangi bir köşesi sakin bir meditasyon köşesine dönüştürülebilir. Uzun bir iş gününden sonra gevşemek ya da sabahları insanlarla etkileşime girmeden önce biraz yalnız zaman geçirmek için… Bir odanın köşesinde rahat bir sığınak oluşturmak için, yumuşak zemin yastıkları, heyecan verici sanat eserleri, küçük bir yan sehpa ve renkli bir halı gibi rahatlatıcı ama canlandırıcı dekor unsurları birleştirilebilir. Bir pencerenin yakınında bir köşe bulabilirseniz, bu daha da iyi hissettirecek.

5) Cesur ve Farklı

2022’de daha koyu, daha doygun renkler her yerde olacak. Zengin espresso ve kayrak kaplamalarla eşleştirilmiş cesur maviler ya da parlak sitrin duvar kaplamaları ile cesur kumaşları denemeye hazır olun. İnsanlar evde daha fazla eğlenmek istiyorlar ve yıllardır gördüğümüzden daha cesur renk, desen ve dekoratif unsur kombinasyonlarını kullanmaya istekliler. Dekoratif süslemeler gibi küçük ayrıntıların bile bir odaya karakter kattığı, coşkulu ama sofistike iç mekanlar yükselişe geçiyor.

6) Yuvarlak Şekiller

Farklı şekiller farklı temalara ve titreşimlere katkıda bulunur. Önümüzdeki yıl mobilya, aydınlatma ve ev dekorasyonunda yuvarlak şekilleri daha çok göreceğiz. Yuvarlak, organik şekiller bir tasarıma yumuşaklık, ortama da daha yatıştırıcı bir hava kazandırır.

7) Heykelsi ve Kavisli Mobilyalar

Kavisli bir form bilinçaltında güvenli, arkadaş canlısı ve misafirperver olarak okunur. Bu yumuşak şekiller 2022’de mimaride olduğu kadar mobilyada da büyük bir trend olacak. Doğa ve kültürün mükemmel birleşimi heykelsi mobilyalar cesur görünümleriyle mekana daha fazla kişilik kazandırıyor. Artık insanlar her zamankinden daha fazla stil anlayışlarını ön plana çıkaran ifade mobilyalarını ve dekorlarını seçerek kişiliklerini yaşam alanlarına taşıyorlar. Göz alıcı kanepeler, dikkat çekici sehpalar ve sanat eserleri hassasiyetinde hazırlanmış dekor parçaları görmeye hazır olun. Duvarlardan dolaplara, kanepelerden yemek sandalyelerinin detaylarına kadar, açısal mobilya çizgisi yumuşuyor.

8) Doğadan İlham Alan İç Mekanlar

Ev sahipleri doğayı içeriye davet etmenin daha fazla yolunu bulmaya çalışıyor. Artık insanlar açık havada olmanın önemini benimsediklerine göre, yaşam alanlarına bunu nasıl entegre edeceklerini deniyorlar. En basit yaklaşım, ev dekorunda daha fazla yeşil tonu ve doğal malzeme kullanmak. Flora ve fauna desenli kumaşlar popülerlik kazanacak. Dekorasyona canlı bitkiler dahil edilerek doğa ile görsel bir bağlantı kurmaya vurgu yapılacak. Tüm bu dokunuşlar mekanda sakinlik duygusu oluşturacak.

9) Natürel Yüzeyler ve Nesneler

İçeride her zamankinden daha fazla zaman geçirmeye alışınca, hepimiz doğa ile olan bağlantımızı güçlendirmeye çalışıyoruz. Bu aynı zamanda yüzeylerde yeniden canlanmaya ilham verdi. Organik maddelerin ham, gözenekli, kusurlu doğası derinlik ve ruh katarken, aynı zamanda dış mekanın sakinleştirici atmosferini taklit eder. Doğaya geri dönüş zeytinden Güney manolyalarına kadar evdeki büyük ağaçlara da ilgi uyandırdı. El yapımı toprak saksılar sanatı evlerimize taşıdığımız nesneler olarak kendine yer buldu. Malzeme odaklı uygulamalar ile ahşap, taş ve kil gibi unsurlar mekana hayat veriyor. .

10) İç Mekanda Bahçe Esintisi

Açık havada daha fazla zaman geçirme isteği ve ihtiyacı devam ettikçe mobilyalar da daha sofistike hale geliyor. Balkon, teras, kış bahçesi ve verandalarımız iç dekorumuzun gerçek uzantıları olacak. Çalışmak, dinlenmek ya da okumak için özelleşmiş ve tasarlanmış mekanlar…

11) Siyah Aksamlar

2022’de tüm ev aksamları için görülecek renk siyahtır. Siyah pencere çerçeveleri, süslemeler, kapı ve dolap donanımları, musluklar ve detayları göreceğiz. Siyah genellikle şık ve modern görünümlüdür. Ayrıca, diğer birçok renkle eşleşir, bu da onu kolay bir seçim yapar.

12) Malzemeleri ve Stilleri Karıştırma

Herkes gibi olmayan benzersiz şeylere sahip olma arzusu, mobilya tasarımında farklı malzemelerin bir arada kullanımına yol açıyor. Hepsi aynı parçada birleştirilen ahşap, metal ve taş elemanlı nesneler daha eşsiz ve özel hale geliyor.80’lerin sonlarını ve 90’ların başlarını anımsatan bir eğilim ortaya çıkıyor. İnceliklere dikkat etmek 2022’de önemli olacak. Vintage masif ahşap kollu bir sandalyenin çağdaş dekore edilmiş bir evi nasıl dengeleyebileceği, sıcaklık ve davetkarlık katarak mekanı harekete geçirebileceği gibi.

13) Vintage ve Sürdürülebilirlik

Tasarım açısından bakıldığında, vintage parçalar hikaye anlatımını etkileme gücüne sahiptir. Her alana dokunulabilir bir doku ve sıcaklık getirir. Ancak dekoratif eğilimlerinin yanı sıra, bu nadir antikalar şık bir şekilde sürdürülebilirdir. Eskiyi, zarar görenleri, pürüzlüleri yeni bir şeye dönüştürerek, bir mekana zengin bir tarih ve ruh duygusu getirirken karbon ayak izimizi de azaltıyoruz. Sürdürülebilir kumaşlar ve malzemeler için de birçok yeni seçenek görmeye başlıyoruz. İnsanlar kişisel, kalıcı bir tarz geliştirmenin sadece güzel ve eşsiz değil, aynı zamanda çevre için de iyi olduğunu anlayacaklar.

14) 1970’lerin Dekor İlhamı

Yetmişli yılların dekoru ve renkleri geri döndü. Daha fazla pişmiş toprak, adaçayı ve hardal renginin yanı sıra yüzyıl ortası stilinden etkilenmiş mobilyaları, dolaplarda ve masalarda mandal ayakları, tik ağacı tonları ve yüksek dokulu kumaşları göreceğiz.

15) Geleneğe Dönüş

2022’de geleneksel detayların büyük bir geri dönüş yaptığını görüyoruz. Son birkaç yılda dünya çapında bu kadar çok değişiklikle, giderek daha fazla insanın evlerinde rahatlık, zamansızlık ve hatta biraz nostalji duygusu istemesi şaşırtıcı değil. Desen karıştırma, etekli veya flanşlı mobilyalar, antika parçalar… Bu yeni stil köklerimizi hatırlatırken mekana da güven ve huzur katıyor. 2021’de yavaş yavaş ortaya çıkan ‘grandmillennial’ görünüm artık daha yaygın hale geldi. Ancak, büyükanne ve büyükbabalarımızın iç mekanlarından farklı olarak, duvar kağıtları, saçak ve metal boru detayları çağdaş formlu yumuşak mobilyalar ile buluşuyor. Konforu, şıklığı ve yaşam kolaylığı ile tanınan İngiliz Country tarzı Le Style Anglais geri dönüyor.

16) Renkli Pencereler

2022’de, özellikle perdelerde çok fazla renk ve desen göreceğiz. Odanın mücevherleri ve gerçek etki yaratıcısı perdeler iç mekan tasarımında önemli bir rol oynarlar. Perdelerde iki ila üç renk patlaması olan desenler gelecek yıl tasarımda güçlü bir rol oynayacak.

17) Very Peri

Pantone kısa süre önce 2022 Yılın Rengi olarak “Very Peri” tonunu duyurdu. Mor-kırmızı bir alt tonu olan cesur bir mavi gölgenin mobilyadan dekora kadar her şeyde görünmesini bekleyebilirsiniz. Very Peri, cesur yaratıcılığı ve yaratıcı ifadeyi teşvik ederek neşeli bir tutum ve dinamik bir varlık sergiliyor.

18) Duvar Kağıdı

Donuk ve sessiz renklerin yılları, yüzümüze bir gülümseme getiren parlak, neşeli renklere yol açtı. Bu yıl nötrlerden uzaklaşarak daha canlı renk ve cesur desenler göreceğiz. Duvar kağıdı, iç mekanlarda baskın bir unsur olmaya devam ederken sizi saran ve kozalayan alanlar yaratmak için güçlü desenler ve daha dokulu malzemeler öne çıkacak. Özellikle duvar kağıtlarında kullanımı artan çiçek motifleri insanların neşe arayışına cevap oluyor.

19) Evcil Hayvan Dostu Mobilyalar

Çoğu insan evcil hayvanlarını ailelerinin bir parçası olarak görür. “Barkitecture” tasarım trendi, evcil hayvanlara, mevcut dekorunuzla uyumlu olan rahat bir şeyler sunuyor.

20) 3D Sanat

“2022’de 3D sanata doğru bir yönelim göreceğiz. İnsanlar evlerinde daha fazla zaman geçirmeye devam ettikçe düz duvarlara kapris, entrika ve hayat katmak istiyorlar. Duvardan çıkan ve farklı şekillerde yapılandırılabilen herhangi bir sanat bu yıl çok popüler olacak.

Blog

Evinizi Yeni Yıla Hazırlayın!

Yepyeni başlangıçların, sağlığın, sevginin, neşenin ve aşkın kutlanacağı bir yıl herkesi ortak bir duyguda bir araya getiriyor.
Yılbaşının yaklaştığı bu günlerde, evinde dekorasyon değişikliği yapmak isteyen ve farklı bir dizayn ile yeni yıla girmek isteyen ev sahiplerinin aklındaki soru işareti nasıl bir yol izlemeleri gerektiği oluyor. Geleneksel yılbaşı dekorasyonlarını uygulamak ya da daha önce hiç denenmemiş trendleri hayata geçirmek için hazırladığımız önerilere göz gezdirebilirsiniz.

İskandinav Tarzı Yılbaşı Dekorasyon Fikirleri

Soğuğu estetikle şüphesiz en güzel harmanlayan dekorasyon tarzı olan İskandinav, kış mevsiminde ve özellikle yılbaşı yaklaşırken ilk başvurulan ilham kaynağı oluyor. Son zamanlarda sıklıkla duyduğumuz ‘Hygge’ kavramı evlere sıcaklık getirmek amacıyla tüm İskandinav dekorasyonlarının alt metnini oluştururken, şık ve rafine yorumlanan ürünler evlerimize renk katıyor.

 

Yeni bir yılı karşılamak üzere olduğumuz bu günlerde mekanlarda yapılacak ufak değişiklikler yeni başlangıçları sembolize etmenin ve mevcut enerjimizi yenilemenin en güzel yolu. Yeni yıl ruhunun coşkusunu yansıtan dekorasyon ipuçları ile İskandinav tarzının inceliklerini mekanlara taşımak oldukça keyifli olacaktır.

İskandinav tarzı için beyaz ve gümüş renkleri ile yılbaşı ağacınızı beyaz seçebilir ya da kar spreyi kullanabilirsiniz. Mumlar, ahşap ve minimal dekoratif objeler ile yemek masanızı hazırlayabilirsiniz.

Yeni yıl dekorasyonunu denince akla her zaman ilk olarak yılbaşı ağacı geliyor. Beyaz ve gümüş süslemeler ile dekore edilmiş bir ağaç, mekana aydınlık ve ışıltılı bir hava vermek için güzel bir tercih olacaktır.

Çoğunlukla çelenk formunda kapılara asılan bir süs olan çelenk, antik Roma’dan kaldığına inanılan ve sonsuz yaşam döngüsünü sembolize eden bir dekor. Kapılar haricinde duvarlarda da kullanılan bu çelenkler, çam gibi kolay bozulmayan bitkilerden hazırlanıyor ve süsleniyor.

Amerikan Tarzı Yılbaşı Dekorasyon Fikirleri size daha samimi geliyorsa aşağıdaki fikirlerden faydalanarak istediğiniz atmosferi oluşturabilirsiniz;

Yılbaşı süslemelerinin yıllardır geleneksel yılbaşı renkleri olan kırmızı ve yeşili birlikte kullanarak çam ağacını, şömine, ayna ve kapıları süsleyerek evinizde neşeli, renkli bir görünüm ile yılbaşı kutlamalarında klasikten vazgeçmeyerek harika bir dekor sağlayabilirsiniz.

Yeni yıl denilince akla ilk gelen renkler kırmızı ve yeşil ve gold tonlarından oluşan klasikleşmiş bir kombinasyon… Gelenekselleşmiş yeni yıl renklerini yaşam alanlarınıza ekose desenli bir berjer, kırmızı sandalyeler eşliğinde kütük bir masa ile adapte edebilirsiniz..

Masanınız üzerinde mumlar ,çam dallarından oluşturulmuş masa süsleri…

Kırmızı koltuk örtüleri, yeşil aksesuarlar, gold aksesuar detayları, çam ağaçlarının arasında gezinirken topladığınız doğal kozalaklar yeni yıl ruhunu yansıtmak için oldukça yeterli…

Yılbaşı ağacınızın üzerine asacağınız kırmızı süsler, ağacın altına koyacağınız hediye paketleri, dileklerin olduğu küçük zarflar, çocuğunuzla hazırladığınız el yapımı ufak dekorlarla yeniyıl ruhunu evinizde hissedebilirsiniz.

 

 

Blog

Güne Zinde Başlamak İçin Uyku Alanı Tasarımı

İyi Bir Uyku İçin Neler Gerekir ?

 

Güzel bir güne başlamanın ilk adımı sağlıklı bir uykudur. Günde en az 8 saatimizi bir odanın içerisinde geçiriyoruz. Yatak odaları “pasif kullanım alanı” olduğu için evin en çok kullanılan yerlerinden biri olduğunun farkında olmayabiliyoruz. Bunun sebebi belki de yatak odalarımızı yaşam alanı olarak görmememizden kaynaklıdır. Halbuki derin ve sağlıklı bir uyku için uyuduğunuz mekanın kalitesi çok önemlidir. Mekan sayesinde hem derin bir uykuya dalmanız kolaylaşır hem de uyku kaliteniz artar. Bu blog yazısında okuyacağınız başlıklardaki ipuçlarıyla yatak odanızın kalitesini arttırabilmeniz mümkün. Hadi gelin bu başlıklara bir göz atalım.

 

Yatak Odası Yerleşimi Nasıl Olmalı ?

 

Günümüzün önemli bir bölümünü yatak odamızda geçirdiğimizi düşünürsek yatak odası yerleşiminin ne kadar önemli olduğunu unutmamamız gerekir. Yatağın ve diğer mobilyaların konumu uyku kalitemize etki edeceği için dikkat edeceğiniz en önemli konu uyku kalitenizi maksimum seviyede tutmak olmalıdır. Bunun yanında odayı en iyi şekilde kullanmalı ve estetik olarak doğru tasarım elde edilmelidir.

Yatak odası, günün ilk ışıklarını almak ve erken kalkmak adına evin güneş alan cephesinden seçilebilir. Yine de odanın çok fazla ışık almaması en uygunu olacaktır. Günün ilk ışıklarıyla uyanmak istemiyorsanız kalın ve ışık geçirmeyen perdeler kullanmanızda fayda olacaktır.

Yatak odanızın konumu evin diğer odalarına özellikle mutfağa uzak kalmalıdır. Banyoya ise yakın konumlandırılmalıdır.

Yatak odanız için mobilya seçmeden önce odanızın ölçülerini alarak bir plan yerleşimi yapmanızı öneririz. Kabataslak yapılan plan yerleşimi alışveriş esnasında çok işinize yarayacaktır. Böylelikle odanıza uygun ölçülerde mobilya seçimi yapabileceksiniz. Mobilyalar eve geldiğinde ölçüye göre seçim yaptığınız için hayal kırıklığı yaşamayacaksınız.

Yatağın duvar ve odada duruş pozisyonları, yatan kişinin kendini güvenli ve rahat hissetmesi için önemlidir. Kendinizi güvende hissetme ihtiyacında iseniz yatağınızı duvara dayayabilirsiniz.

Yatak civarında en az 60 cm, en uygun olarak da 75 cm boşluk bırakılmalıdır.

Çift kişilik yatağın sağında ve solunda komodin bulunmalıdır. Komodinlerin üzerinde de okuma ışığı için sarkıt ya da etajerlerin olması avantaj sağlayacaktır.

En ideal yatak konumu pencereye paralel olanıdır. Böylelikle ışık yan taraftan size vuracaktır. Yatağın tam pencere altına konulması güneşten aşırı etkilenmeye ve uyumaya devam etmek isteseniz bile uyuyamamanıza neden olacaktır.

Yataklar, yatak odaları için merkez konumundadır. Bu sebeple yatak, kapıdan girildiğinde görülecek bir konumda olmalıdır. Böylelikle tam merkeze yerleştirilmiş olduğu anlaşılabilir ve odanın en göze çarpan kısmı olan yatak başını vurgulayabilirsiniz. Bu durum yatak odasının daha modern görünmesini sağlayacak hem de kullanıcılar için daha konforlu olacaktır.

 

Mobilyaların Yerleşimi

 

Gardırop yatağa paralel durmalıdır. Çünkü dolap kapılarının açık olması durumunda yeterli hareket alanının kalması gerekir. Çok göze çarpan bir konumda olmaması önemlidir. Odanızın tam olarak güneş aldığı bir saatte güneşin en az vurduğu bir alana yerleştirmeniz göze çarpmasını engelleyecektir.

Yatak odalarında en azından bir boy aynası olmalıdır.

Eğer yatak odanızda boy aynası için yeriniz yoksa aynayı gardırop kapağında düşünebilirsiniz.

Çalışma bölümü için başka bir odada yeriniz yoksa yatak odanıza küçük bir çalışma alanı düşünebilirsiniz. İyi düşünülmüş bir çalışma alanı günlük hayatınızda size kolaylık sağlayacaktır. Bunun için yatak odanızı bölümlere ayırabilirsiniz. Yatak ucuna koyacağınız kitaplıkla yatak ve çalışma bölümünü birbirinden ayırabilirsiniz. Böylelikle küçük bir yatak odası içinde uyuma, çalışma ve oturma alanı oluşturabilirsiniz.

Daha fazla depolama alanına ihtiyacınız varsa duvarlarınıza raflar ve dolaplar düşünebilirsiniz. Böylelikle hem odanızın dekorasyonunu güçlendirmiş olacaksınız hem de fazladan depolama alanı kazanacaksınız. Rafları tavana yakın yerleştirdiğinizde odanızda yükseklik algısı oluşacaktır. Ayrıca, zemin alanından tasarruf ederek, rafların altını farklı amaçlar için kullanmanıza olanak tanır.

 

Halı Seçimi Nasıl Yapılmalı ?

Yatak odası dekorasyonundaki bir diğer önemli faktör de halı seçimidir. Halı mutlaka yatağın altında olacak şekilde konumlanmalıdır.

Halı komodinlerin ön tarafından 10-15 cm uzakta başlamalı, yatak ayakucundan ise, 45-50 cm kadar öne çıkmalıdır. Yatağın sağ ve solundan ayak mesafesi için ise 35-45 cm kadar dışarı çıkması ideal ölçüdür.

Yatak odanız çok geniş ise, halıyı yatak başından başlatabilirsiniz. Yatak ucunda puf, bench tarzı mobilya kullanılıyor ise, puf ve benchin 50 cm kadar önüne gelecek şekilde halınızı ayarlayabilirsiniz.

Yatak odası halı ölçüsü alırken halı ile duvar arasında en az 15-20 en fazla 45-50 cm mesafe bırakmalısınız. Böylelikle hem konforlu hem de alanı geniş gösteren bir yatak odasına sahip olmuş olursunuz.

Tek kişilik yatak odaları için yine halı yatağın altına konumlanmalıdır, burada halıyı enine yerleştirebilirsiniz. Duvara dayalı yatak için ise halı yatağın yanından başlayabilir.

Yatak Başı Dekorasyonu

 

Yatak odalarında odak noktası genellikle yatak başıdır. Odak noktası olan bu kısmı iyi dekore ettiğinizde odanın tasarımının çoğunluğunu tamamlamış sayılırsınız.  İşe yatak ve komodin seçimiyle başlayın. Yatak başının olduğu duvarda birçok tasarım yapmak mümkün. Öncelikle dekorasyonu hangi tarzda yapacağınızı kesinleştirmelisiniz. Unutmayın, oda size ait ve kendi zevkinize göre döşediğinizde odanızda vakit geçirmeyi daha çok seveceksiniz. Odanızın odak noktasını göz dolduracak hale getirmenin birçok yolu var. Birazda bunlardan bahsedelim:

Renk kullanmayı sevenlere önerimiz yatak başında güzel bir renk seçmeniz. Renk önerisi için bir sonraki başlığı inceleyebilirsiniz. Sadece renk kullanmak istemeyenler güzel bir duvar kağıdı seçimiyle de duvarlarını şenlendirebilirler.

Başka bir dekorasyon seçeneği ise duvarınızda çıtalara yer vermeniz. Çıtalarla istediğiniz geometrik deseni oluşturabilirsiniz.

Yatağın üzerine dekoratif tablolarla ya da dekoratif duvar panolarıyla hareket katabilirsiniz. Ayrıca yatak örtünüzde desenlere ve renklere yer verebilirsiniz. Yatağınızın üzerine koyacağınız dekoratif amaçlı çok sayıda yastıkla dekorasyonu doldurabilirsiniz.

Son olarak komodinlerin üzerine koyacağınız aydınlatmaların önemli etkisini unutmamak gerekir.

 

 

Renk Uyumuna Dikkat Edin

Uyku kalitesi ve odanın dekorasyonu için en önemli unsurlardan biri de kullanılan renklerdir. Renk ile mekanın ilk izlenimini oluşturabilirsiniz.  Uyku problemi yaşayan dekorasyon meraklıları için birkaç renk önerimiz var. Çözüme birlikte bakalım.

Kırık beyaz tonları; krem, fildişi, uçuk bej, içine hafifçe renk karışmış uçuk tonlar

Mor; kırmızının yüksek yaşam enerjisiyle mavinin alabildiğine derin sakinliğinin dengesini simgeliyor. Mor ve tonları uyku alanları ve meditasyon için besleyici tonlardır.

Koyu mavi; geceyi andıran bu renk odanıza girer girmez meditasyon ve dinginlik sağlayacağından tercih edilebilir tonlar arasında yer arıyor.

Mor; kırmızının yüksek yaşam enerjisiyle mavinin alabildiğine derin sakinliğinin dengesini simgeliyor. Mor ve tonları uyku alanları ve meditasyon için besleyici tonlardır.

Yeşil; emniyet duygusunu da fazlasıyla hissettirerek güven sağlama özelliğine sahiptir.  karışımı olan bu renk içeriğindeki renklerin bilinçaltımıza yolladığı doğallık, sessizlik, yumuşaklık, serinlik hissiyle rahat bir uyku çekmenize yardımcı olacaktır.

Kahverengi; toprağın ve ahşabın rengi olarak yer etmiştir. Güvenli ve sağlam bir his verir.

Renk önerilerinin dışında birde kullanmanızı önermediğimiz birkaç renk var; beyaz, kırmızı ve sarı.

Beyaz son zamanlarda çok tercih edilen bir renk, ama uyku kalitesine negatif etkileri bulunmakta. Çünkü beyaz rengin ışığı yansıtma gücü çok fazla. Günün ilk ışıkları da devreye girdiğinde, beyaz renk ışığı yansıtacağından uyku kalitesini bozmaktadır. İlle de beyaz kullanmak istiyorsanız beyazın hafif kırıldığı uçuk tonlar kullanabilirsiniz.

Kırmızı ve sarı dinamik renkler olduğu için tercih etmemenizde fayda var.

Renk uyumu için, çok fazla renk seçilmemelidir. Renkler arttıkça mekan karmaşık olacaktır. Birbirleriyle uyumlu olan 3-4 renk seçip, bu renkleri; duvarda, mobilyalarda, yatak örtüsünde, fon perdede, halı ve aksesuarlarda doğru bir oran ile kullanmanız gerekmektedir.

Kendinize ana bir renk seçip, ana renge yardımcı olacak birkaç renk serpiştirerek uyum yakalayabilirsiniz. Örneğin ana renk olarak soft bir ton olan gri rengi seçebilirsiniz, böylelikle yanına hangi rengi seçerseniz seçin gri renkle uyumlu olacaktır, tabii diğer seçilecek renklerin birbiriyle olan uyumunu da unutmamak gerekir.

Renk konusunda uygulayabileceğiniz bazı ipuçlarına bir göz atalım;

-Birbirine zıt renkler seçebilirsiniz böylelikle mekanda kontrast algısı oluşturabilirsiniz. Kırmızı ile yeşil, sarı ile mor, mavi ile turuncu gibi… Kontrast uygulamalarda 3’e 7 oranından faydalanabilirsiniz. Ama unutmayın ki kırmızı, sarı ve turuncuyu küçük dokunuşlarla odanıza katmalısınız, bu renkler dikkat çekici olduğu için uyku kalitenizi olumsuz yönde etkileyebilir.

-Çok sevdiğiniz bir renk olduğunu ve yatak odanızda bu renge ağırlık vermek istediğinizi varsayarsak, örneğin mor rengini sevdiğinizi düşünelim. Morun bir çok tonunu çeşitli ayrıntılarda kullanarak monokromatik bir renk uyumu yakalayabilirsiniz. Monokromatik mekânlarda seçilen rengin farklı tonlarını mekânın %70’inde kullanarak kalan %30’unu nötr renklere ayırdığınızda daha ferah ve göze hoş gözüken bir dekorasyon yapabilirsiniz.

Aydınlatmalarla Mekanı Zenginleştirin

Doğal aydınlatma olan güneşin ilk ışıklarını yatak odasına alabilmek erken kalkabilmek adına önemli bir unsurdur.

 Yapay aydınlatma her mekanda olduğu gibi yatak odasında da çok önemlidir. Genelde yatak odasında daha loş  bir hava tercih edilir. Bu ambiyansı şöyle yakalayabilirsiniz:

Odayı aydınlatan ana aydınlatmanın yanında, yatağın sağına ve soluna yerleştireceğiniz komodinlerin üzerinde ana aydınlatmayı destekleyici aydınlatmalar kullanabilirsiniz. Bu aydınlatmalar komodin üstü lambader, duvara sabitlenen aplikler ya da tavandan sarkan sarkıtlar olabilir. Bu seçim odanızın tasarımına uygun olarak yapılmalıdır. Loş bir ortam istediğinizde komodin üzerindeki aydınlatmaları kullanabilirsiniz. Ayrıca geceleri kitap okumak için yanınızdaki lambaderi açıp diğer kişiyi de rahatsız etmemiş olursunuz.

Bir Tasarımcı Gibi Yatağınızı Nasıl Şekillendirirsiniz ?

 

Bu kısımda yatağın anatomisini inceleyeceğiz. Yatak odamızın en önemli parçası olan yatağı nasıl daha da doldurabiliriz bunun peşine düşelim.  İlk olarak nevresim takımınızı odanızın dekorasyonuna uygun olarak seçmelisiniz. Çarşaflarınızda düz renkler kullanın. Çarşafların üzerine yorganınızı ayakucuna doğru katlayarak koyduğunuzda yatağınız daha dolgun ve yüksek görünecektir. Yorganın üzerine atacağınız yatak örtüsünde ister düz renkler kullanıp sadeliği yakalayın, isterseniz de desenler kullanıp yatağınıza hareket katabilirsiniz. Yastık konusunda ise cömert davranabilirsiniz. Şayet ne kadar çok yastık olursa yatak daha da ihtişamlı görünecektir. Yastık yerleşimi için pek çok seçenek mevcut, aşağıdaki örneklerden size uyan yerleşimi seçebilirsiniz.

UA-214417071-1